Alaçatı Ot Festivali, bu yıl 15'inci kez düzenleniyor. Festival, ilk kez 'uluslararası' unvanı ve 'Köklerden Dünyaya' temasıyla 20-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Festival kapsamında kurulan 'Şefler Meydanı'nda, dünyanın farklı ülkelerinden gelen şefler, Alaçatı'ya özgü otlarla hazırladıkları yemeklerle yarışıyor.
Dünya Şefler Birliği Türkiye Başkanı Emrah Köksal Sezgin, 13 ülkeden 50 yarışmacı ve jüri üyesinin katıldığını belirtti. Sezgin, yarışmanın en önemli özelliğinin, her yarışmacının tabağında bir Alaçatı otu kullanma zorunluluğu olduğunu vurguladı. Bu uygulamanın, Alaçatı Ot Festivali'nin çıkış noktası olan kültürü yaşatma amacına hizmet ettiğini söyledi. Amaçlarının, Alaçatı otlarını yurt dışındaki şeflerin mutfaklarına taşımak olduğunu ifade eden Sezgin, 'Çok güzel reçeteler çıkıyor. Çok yeni tarifler var. Artık Alaçatı’nın otları hem yurt içinde hem de yurt dışında yaşıyor ve tanınıyor olacak' dedi.
Yarışmanın birincisinin yurt dışındaki başka bir yarışmaya götürüleceğini açıklayan Sezgin, tüm masrafların karşılanacağını ve ciddi bir ödül verileceğini kaydetti. Sezgin, 13 ülkeden gelen yarışmacı ve jüri üyelerinin Alaçatı'yı çok beğendiklerini dile getirdi. Özellikle bu kadar otun aynı anda ve kolay ulaşılabilir olmasının kendilerini şaşırttığını belirtti. Sezgin, 'Biz mutfaklarımızda özellikle endemik, az bulunan ve sürekli erişilemeyen malzemelere biraz hasretizdir. Burası o kadar verimli ve halk da etkinliğe o kadar güzel hazırlanmış ki birçok çeşit otu aynı anda, aynı tezgahta görebiliyorsunuz' diye konuştu.
Şeflerin farklı ot pişirme tekniklerini gördüğünü belirten Sezgin, Türk öğrencilerin haşlama, kavurma, sos yapma gibi farklı tekniklerle otları işlediğini gözlemlediklerini aktardı. Sezgin, yarışmacıların, ödül alabilmek için daha önce görmedikleri otlarla reçete yapmak zorunda olmalarının kendileri için de farklı bir deneyim olduğunu ifade etti. Sezgin, Alaçatı otlarının dünyanın farklı ülkelerindeki restoran menülerine girmesini hedeflediklerini ve yabancı şefler tarafından uygulanmaya başlanmasıyla Türk mutfağının daha çok tanınacağına inandığını sözlerine ekledi.