Okavango Nehri, Angola'dan doğarak Namibya sınırlarını takip edip Botsvana'ya ulaşmaktadır. Nehir, denize dökülmek yerine yüzlerce kanal, lagün ve adadan oluşan devasa bir iç deltaya dönüşmektedir. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Okavango Deltası, denize ulaşmayan en büyük iç delta sistemlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Kalahari Çölü'nün kurak koşullarına rağmen Okavango Deltası, çok sayıda canlı türü için önemli bir yaşam alanı sağlamaktadır. Bölge; filler, aslanlar, leoparlar, su aygırları, bufalolar ve yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır. Her yıl yaklaşık 11 milyar metreküp su taşıyan nehir, Angola'dan başladığı yolculuğun ardından deltayı besleyerek çöl ortasında dev bir sulak alan oluşturmaktadır.
Deltadaki yaşamın yalnızca yerel yağışlara bağlı olmadığı belirtilmektedir. Angola'nın yüksek kesimlerine düşen yağmur sularının, aylar süren yolculuğun ardından bölgeye ulaşarak ekosistemin devamlılığını sağladığı ifade edilmektedir. Bu durum, Okavango'yu Afrika'nın en karmaşık ve önemli doğal sistemlerinden biri haline getirmektedir.
Yaklaşık 1.600 kilometre uzunluğundaki Okavango Nehri'nin suları denize ulaşmadan buharlaşmakta veya toprak tarafından emilmektedir. Buna rağmen nehir, vahşi yaşamın yanı sıra bölgede yaşayan yaklaşık bir milyon insan için de önemli bir su kaynağıdır. Bilim insanları, Okavango Havzası'nı inceleyerek sistemin işleyişini anlamaya çalışmaktadır. Geleneksel 'mekoro' adı verilen küçük teknelerle yapılan keşiflerde, nehrin çöl ortasında nasıl zengin bir yaşam ağı oluşturduğu araştırılmaktadır.