İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi'nin mayıs ayı toplantısında düzenlenen panelde ekonomistler Hakan Kara, Erhan Aslanoğlu ve İbrahim Turhan, Türkiye ekonomisi, uygulanan politikalar ve sanayinin mevcut durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Prof. Dr. Hakan Kara, parasal sıkılaşma adımlarının yavaş atıldığını belirterek, sürecin uzamasıyla birlikte ekonomiye olan güvenin azaldığını ifade etti. Şirketlerin bütçelerini hedef enflasyon yerine yüzde 30'luk bir oran üzerinden oluşturduğunu söyleyen Kara, döviz kurunu kontrol altında tutmaya yönelik mücadelenin eksik kaldığını savundu.
Kara, 3 yılın ardından kur rejiminden yumuşak bir geçişin sağlanamadığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Enflasyonun düşmesi, büyümenin çok yavaşlamaması ve istihdamın büyük ölçüde azalmaması hedefleniyor. Bu dengeyi kurabilmek için güçlü bir güven kazanımı gereklidir. Bu sağlanamadığı takdirde ekonomiyi yavaşlatmak gerekir ancak bu da gerçekleştirilmedi. Büyüme potansiyelin altında seyrediyor. Ancak talepte gerçek anlamda bir düşüş yaşanmadı ve şirketlerin fiyatlama davranışları disipline edilmedi. Sanayi sektörü reel olarak durağanlaşırken, ticaret ve hizmet sektörleri büyüyor. Bu durum uzun vadede sürdürülebilir değil. Süreç uzadıkça maliyetler artıyor; yağ yakmaya çalışırken kas kaybı yaşanıyor."
Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ise, mevcut ekonomik mücadelenin, bir süre kullanılabilecek bir ilacın sürekli kullanılmaya çalışılmasına benzediğini söyledi. Mücadele yönetiminin büyümeden feragat etmek ve iç talebi baskılamak olduğunu savunan Aslanoğlu, siyasi ve jeopolitik koşulların buna izin vermediğini belirtti. Mevcut talep ortamında kurda yaşanacak herhangi bir hareketin enflasyonu hızla yukarı taşıyacağını öngördü.
Aslanoğlu, maliyetleri düşürecek adımlar atılmasının önemine değinerek, "Maliyetleri aşağı çekecek önlemler, prim destekleri, iş gücünden alınan vergi yükünün azaltılması, vergi dilimlerinin yükseltilmesi gibi adımlar hem çalışanları hem de işverenleri rahatlatacaktır. Bu teknik adımların yanı sıra, sürdürülebilir bir çözüm için sanayi ve tarım planı yapılmalıdır. Bu planlar, orta vadeli programdan daha fazla değer taşıyacaktır. Ayrıca hukuk, vergi ve eğitim alanlarında hızlı reform adımları atılmasına ihtiyaç var." şeklinde konuştu.