Anayasa Mahkemesi (AYM), Olağanüstü Hal (OHAL) Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK) ile görevlerinden uzaklaştırılan iki kişinin yaptığı başvuruları karara bağladı. Kararlar, özel hayata saygı hakkının OHAL dönemindeki sınırlarını belirledi.
FETÖ/PYD bağlantısı iddiasıyla 21 Temmuz 2016'da çıkarılan OHAL KHK'ları kapsamında görevlerinden alınan polis memuru M.E.O. ve ilçe emniyet müdürü D.D., özel hayata saygı haklarının ihlal edildiğini belirterek AYM'ye başvurdu. Başvurular, Yüksek Mahkeme tarafından ayrı tarihlerde ele alındı.
AYM, polis memuru M.E.O. hakkında hak ihlali kararı verdi. Mahkeme, idari ve yargı makamlarının M.E.O.'nun FETÖ/PYD ile bağlantılı olduğuna ve anayasal düzene sadakatinin ortadan kalktığına dair yeterli gerekçe sunamadığını belirtti. Bu durumun, başvurucunun mesleki yaşamına yapılan müdahalenin özel yaşamını belirli bir ağırlık düzeyinde etkilediği değerlendirmesiyle hak ihlali olarak kabul edildi.
Diğer başvuru sahibi D.D. hakkında ise AYM, hak ihlali kararı vermedi. Mahkeme, D.D. hakkındaki yargı sürecinde FETÖ/PYD ile bağı ve iletişimi nedeniyle anayasal düzene sadakatinin ortadan kalktığına dair gerekçelerin yeterli olduğunu saptadı. İşlemin özel yaşamına etki ettiği kabul edilse de, OHAL kapsamında Anayasanın 15. maddesi gereğince hak ihlali olmadığına hükmedildi. Anayasanın 15. maddesi, olağanüstü hallerde temel hak ve hürriyetlerin kullanımının durdurulabileceğini veya güvencelere aykırı tedbirler alınabileceğini düzenlemektedir.