Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 Ulusal Eğitim İstatistikleri, eğitimdeki eşitsizlikleri gözler önüne serdi. Verilere göre, Türkiye'de 30 ilde kız çocuklarının ortalama eğitim süresi ortaokul seviyesinin altında bulunuyor. Bu durum, söz konusu illerde kız çocuklarının önemli bir bölümünün ortaokul diploması dahi alamadan eğitim hayatına veda ettiğini gösteriyor.
Ülke genelinde 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 9.6 yıl olarak kaydedildi. Erkeklerde bu süre 10.3 yıla ulaşırken, kadınlarda 8.9 yılda kaldı. Bu fark, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin devam ettiğini ortaya koyuyor.
Kız çocuklarının eğitim süresinin ortaokul seviyesinin altında kaldığı il sayısı 30'a ulaşırken, bu illerde ortalama eğitim süresi 7.5 yıl olarak belirlendi. Eğitimci Feray Aytekin Aydoğan, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, yoksulluk ve eşitsizliğin arttığı durumlarda tüm çocukların, özellikle de kız çocuklarının daha fazla mağdur olduğunu belirtti. Aydoğan, 2025 MEB örgün eğitim verilerine göre, 14-17 yaş grubunda ortaöğretim ve yükseköğretimde olmayan çocuk oranının Kuzeydoğu, Orta ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde alarm verici boyutlara ulaştığını ifade etti. Muş'ta bu yaş grubunun yüzde 34.4'ünün, Ağrı ve Şanlıurfa'da ise yüzde 32.8'inin lise veya üniversitede olmadığını, bu durumun her üç çocuktan birinin eğitim dışında kaldığını gösterdiğini ekledi.
Eğitimci Aydoğan, devamsızlığın eğitime erişimde önemli bir engel teşkil ettiğini vurguladı. Okula kayıtlı olmanın, öğrencinin fiilen okulda olduğu anlamına gelmediğini belirten Aydoğan, devamsızlık verilerinin gerçek tabloyu daha vahim kıldığını dile getirdi. 2023-2024 devamsızlık verilerinde, ortaokul düzeyindeki devamsızlık oranının yüzde 14.8'den yüzde 23.7'ye yükseldiğini aktardı. Aydoğan, önümüzdeki dönemde bakanlığın gündeminde zorunlu eğitim süresinin kısaltılması adımlarının yer alabileceğine dikkat çekerek, eğitimsiz kalacak yeni nesiller konusunda uyarıda bulundu.