Yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte, çiçek balı üretimi amacıyla gezgin arıcıların kıyı bölgelerden iç kesimlere doğru göçü başladı. Kış aylarını Akdeniz Bölgesi'nde geçiren arıcılar, havaların ısınmasının ardından kovanlarını Sivas'a taşıyarak mesailerine start verdi.
Bal üretimi açısından Türkiye'nin önde gelen illerinden Sivas, bu yıl da gezgin arıcıların tercihi oldu. Kış dönemini ülkenin güneyinde tamamlayan üreticiler, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte daha zengin çiçek florasına sahip bölgelere doğru yola çıktı. Bu kapsamda, Sivas'a ulaşan arıcılar, zahmetli nakliye süreçlerinin ardından yerleşimlerini kurdu.
Mersin'de kışlayan üretici Hıdır Yıldırım, yaklaşık 420 kovanını Sivas'taki Kardeşler Tepesi'ne taşıdı. Burada çiçek balı üretimine başlayan Yıldırım, günün büyük bölümünü kovanlarıyla ilgilenerek geçiriyor. Yıldırım, bu yaşam tarzını, "Konargöçer hayatı yaşıyoruz" sözleriyle özetledi.
Yıldırım, Sivas'a kısa süre önce geldiğini belirterek, "Bizler gezgin arıcıyız. Burada çiçek balı üretiyoruz. Haziran ayında üretime başlıyoruz. Ağustos ayı sonunda da sağım yapıyoruz. Ekim ayında da çam balı için Ege Bölgesi'ne gideriz. Çam balı için yeterli ortam yoksa arıları kış uykusuna yatırmak için Mersin veya Antalya'ya gideriz. İlkbahar aylarında kovan içerisindeki arı sayısı arttığında buraya geliyoruz. Konargöçer hayatı yaşıyoruz. Ülkemizin güzel kaynaklarını halkımıza sunuyoruz. 600 kilometre öteden geldim. Yaklaşık 420 kovanımla geldim. Eylül ayı sonuna kadar buradayız. Sağım yaptıktan sonra kış uykusu için Mersin'e veya Ege Bölgesi'ne gidiyoruz" açıklamasında bulundu.
Gezgin arıcılığın zorluklarına da değinen Yıldırım, "Bu hayat tabii ki yorucu. Doğa ile baş başayız ve her türlü riskle karşı karşıyayız. Başta çalıştığımız meslek ölümcüldür. Arı hatayı affetmez. Bunun dışında keneyle yılanla akreple mücadele ediyoruz. Ayılar bal için gelebiliyor. O daha ciddi bir risk. Dolayısıyla bizim hayatımız risk dolu. Kolay bir hayat değil" ifadelerini kullandı.