Ortadoğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nda, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başlamasının ardından gemi trafiğinde büyük bir düşüş yaşandı. Savaşın 100. gününe girildiği 7 Haziran itibarıyla, stratejik öneme sahip boğazda günlük ticari gemi geçişleri oldukça kısıtlı hale geldi.
Savaş öncesinde günde ortalama 138 geminin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda, 1-27 Şubat tarihleri arasında günde ortalama 129 gemi geçişi kaydedilmişti. Ancak, 28 Şubat'ta başlayan çatışmalarla birlikte bu rakam dramatik bir şekilde geriledi. 28 Şubat'ta 78 olan günlük geçiş sayısı, 1 Mart'ta 30'a, 2 Mart'ta ise 13'e kadar düştü. Veri analitik şirketi Kpler'in verilerine göre, savaşın 100 günlük döneminde boğazdan geçen ticari gemi sayısı 988 olarak belirlendi. Bu durum, günlük ortalama geçişin 10 gemiye kadar gerilediğini gösteriyor. Bu rakam, normal şartlar altında yaklaşık bir haftalık trafiğe denk geliyor.
Savaşın etkisiyle, boğazı geçen gemilerin çoğunluğunu yaptırım kapsamındaki veya 'gölge filo' olarak adlandırılan gemiler oluşturdu. Gemilerin bir kısmı Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) kapalıyken geçiş yaparken, İran'ın kara sularında oluşturduğu yeni güzergâhlar da kullanılmaya başlandı. Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından belirlenen rotaları kullanan gemiler de bulunuyor.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin ana ticaret rotası Körfez'deki üreticilerle Asya ve Afrika'daki belirli ülkeler olarak belirlendi. Batı ülkeleriyle yapılan ticaretin ise büyük ölçüde azaldığı gözlemlendi. Savaşın 100 günlük döneminde boğazdan geçen 456 gemi petrol ve petrol ürünü taşıyordu. Bu dönemde, özellikle Katar'daki LNG tesislerinde üretimin durması nedeniyle LNG gemi geçişlerinde de ciddi düşüşler yaşandı. Savaşın başlamasından bu yana boğazdan sadece 18 LNG gemisi geçti. Ayrıca, 149 LPG gemisi de toplam geçişlerin yüzde 15'ini oluşturdu.