İngiltere hükümetinde, Savunma Bakanı John Healey'nin artan tehditler karşısında orduya yeterli bütçe ayrılmadığı gerekçesiyle görevinden istifa etmesiyle savunma bütçesi krizi yaşanıyor. Healey, Başbakan Keir Starmer'a sunduğu istifa mektubunda, Savunma Yatırım Planı'nın mevcut tehlikeli dönemde gereken seviyenin altında kaldığını belirtti.
Savunma Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı arasındaki bütçe anlaşmazlıkları nedeniyle Savunma Yatırım Planı'nın yayımı ertelenmişti. Healey'nin istifasının ardından Savunma Bakan Yardımcısı Al Carns da yetersiz yatırım planını savunmayacağını açıklayarak görevinden ayrıldı. Carns'ın adı, Starmer'ın liderliğine karşı olası bir genel başkanlık yarışında adaylar arasında geçiyor.
Başbakan Starmer, Healey'nin ayrılığından üzüntü duyduğunu ifade ederken, bütçe planının ülkeyi güvende tutacak sürdürülebilir ve adil harcama artışları sağladığını savundu. Starmer, istifanın ardından Güvenlik Bakanı Dan Jarvis'i yeni Savunma Bakanı olarak atadı.
Savunma harcamalarının 2027'ye kadar GSYİH'nın yüzde 2,5'ine, 2035'e kadar ise yüzde 3'üne çıkarılması taahhüdüne rağmen, askeri yetkililer bu takvimin yetersiz olduğunu belirtiyor. Maliye Bakanlığı'nın planına göre savunma harcamaları gelecek yıl yüzde 2,6'ya, 2030'da ise yüzde 2,68'e yükselecek. Bu oranların, Orta Doğu'daki savaş, Rusya-Ukrayna savaşı ve Moskova'dan gelen tehditler dikkate alındığında yetersiz kalacağı değerlendiriliyor.
Hükümetin savunma incelemesine liderlik eden General Richard Barrons, hükümetin kendi onayladığı incelemeyi finanse etmeyi reddederek geriye gittiğini savundu. Barrons, bu durumun İngiltere'nin NATO içindeki konumunu zayıflatacağını ve müttefikler nezdindeki inandırıcılığını zedeleyeceğini kaydetti.
Temmuz 2024'ten beri Savunma Bakanlığı görevini yürüten John Healey, Ukrayna'ya yönelik uluslararası desteğin artırılmasında ve Orta Doğu'daki savaşın sona ermesi durumunda Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine açık tutmayı amaçlayan misyona öncülük etmişti. İngiltere ve diğer NATO üyeleri, askeri harcamaların artırılması konusunda ABD Başkanı Donald Trump'ın da baskısı altında bulunuyor.