Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında varılan mutabakat, İsrail kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Mutabakatın ardından İsrailliler, ABD Başkanı Donald Trump'ın kendilerini yalnız bıraktığı yönünde bir algı oluştuğunu belirtiyor.
İki ülke arasında sağlanan anlaşma ile Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların kalıcı olarak sona erdirildiği duyuruldu. Bu gelişmenin ardından ABD Başkanı Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan Lübnan'daki saldırıları durdurmasını talep ettiği bildirildi. Ancak Tel Aviv yönetimi, Lübnan'daki operasyonların süreceği yönündeki tutumunu koruyor.
İsrail vatandaşı Y.F., Trump'ın İran'a karşı saldırı planlarını desteklediğini ancak varılan mutabakatı bir hata olarak nitelendirdiğini ifade etti. Forer, Trump'ın güvenilmez bir lider olduğunu ve İsrail'i yalnız bıraktığını savundu. ABD'nin Tel Aviv üzerindeki baskısına rağmen İsrail'in kendi politikalarını sürdüreceğini öne sürdü.
Diğer bir İsrailli vatandaş olan J.Ş. ise mutabakatın İsrail'in çıkarlarına aykırı olduğunu düşündüğünü belirtti. Şimonov, İran'ın dondurulmuş fonlarına erişebileceğini ve nükleer programını sürdüreceğini, buna karşılık İsrail'in ise somut bir kazanım elde edemediğini ve izole kaldığını dile getirdi.
T.M. isimli vatandaş ise mutabakat nedeniyle memnuniyetini dile getirerek, İsrail ordusunun Lübnan'a yönelik saldırılarını eleştirdi. Marom, İsrail'in daha önce de Lübnan ve Gazze Şeridi'nde birçok ateşkesi ihlal ettiğini vurguladı. Pakistan Başbakanı Şerif ve İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de ABD ile varılan mutabakatı doğrulamış, anlaşmanın 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.
ABD Başkanı Trump, anlaşmanın tamamlandığını ve Hürmüz Boğazı'nın açılacağını belirtmişti. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise Lübnan'ın güneyindeki bölgelerden çekilmeyeceklerini yinelemişti.