Türkiye'nin köklü vakıf üniversitelerinden İstanbul Bilgi Üniversitesi, Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla gece yarısı kapatıldı. 1996 yılında kurulan üniversitede, ön lisans, lisans ve yüksek lisansta eğitim gören 24 bin öğrenci ve 70 bin mezunu bulunuyordu. Üniversite bünyesinde 8 fakülte, 3 enstitü ve 3 meslek yüksekokulunda 150 program yer alıyordu.
Kapatılma kararı, öğrenciler, mezunlar ve akademisyenler arasında şok etkisi yarattı. Karara gerekçe olarak gösterilen Yükseköğretim Kanunu'nun 11. maddesinde üniversitelerin kapatılmasına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı belirtiliyor. Bu maddede, üniversitelerin kuruluş ve işleyişinden Üniversitelerarası Kurul'un (ÜAK) sorumluluğu ve ÜAK üyelerinin seçim süreci ile görev tanımları yer alıyor. Maddede, üniversitelerin kapatılması yerine yasalara uygun varlıklarını sürdürmeleri için YÖK'ün alması gereken tedbirler sıralanıyor.
Anayasa'nın 131. maddesine göre yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlama, düzenleme, yönetme ve denetleme sorumluluğu YÖK'e ait. Rektör atama yetkisi 2017'deki değişiklikle Cumhurbaşkanlığı'na geçmiş olsa da, Cumhurbaşkanlığı'nın üniversite kapatma yetkisinin anayasanın ilgili maddesine aykırı olduğu ifade ediliyor.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, yaptığı yazılı açıklamada, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına mahkemece kayyum atanması üzerine, 2547 sayılı kanunun 11. maddesi gereğince faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlandığını belirtti. Özvar, YÖK'ün öğrencilerin mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi için gerekli tedbirleri ivedilikle alacağını ve idari ile akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden işlemlerin yapılacağını kaydetti.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, 7 yıl önce Can Holding'e devredilmişti. 2025 yılının Eylül ayında 'kara para aklama, suç örgütü kurma, dolandırıcılık' gibi iddialarla bu şirkete yönelik operasyonun ardından üniversite Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmişti. Devir sonrası YÖK Başkanı Özvar, üniversitenin kapatılmayacağını ve eğitimin sorunsuz süreceğini belirtmişti. Ancak bu açıklamanın üzerinden yaklaşık 8 ay sonra üniversitenin kapatılması kararı alındı.
Üniversitenin kapatılmasıyla birlikte öğrencilerin durumu belirsizliğe sürüklendi. Öğrencilerin, bölümlerinin bulunduğu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde (MSGSÜ) veya diğer vakıf ve devlet üniversitelerine geçiş yapma hakları bulunuyor. Eğitim ve ders geçme notlarının geçerli olacağı, YKS yerleştirme puanı tutanların YÖK'e diğer üniversitelere yatay geçiş için başvurabileceği belirtildi. 2026-2027 akademik yılı için erken kayıt ve ödeme yapan öğrencilerin ise ödedikleri parayı geri alabilecekleri ifade edildi. Ancak MSGSÜ'de mühendislik ve hukuk gibi bölümlerin bulunmaması, bazı öğrencilerin mağduriyetine neden olabileceği endişesini taşıyor.
Mezuniyete kısa bir süre kala okulun kapatılmasıyla büyük şok yaşayan öğrenciler, yetkililere ulaşmakta zorlandıklarını ve belirsizlik içinde olduklarını dile getirdiler. Öğrenciler, finallerin yaklaşması ve geleceklerinin karartılması nedeniyle yetkililere tepki gösterdi.