İstanbul'da yaşanan şiddetli sel felaketinin ardından, araçları hasar gören vatandaşlar için sigorta ve tazminat süreçleri önem kazandı. Kaskosu bulunmayan araç sahipleri, zararlarının devlet tarafından karşılanıp karşılanmayacağını merak ediyor.
Sigorta uzmanı Eyüp Albayrak, GZT'ye yaptığı özel açıklamalarda, sel kaynaklı zararların karşılanmasında sigorta poliçelerinin, afet kapsamındaki resmi kararların ve kamu kurumlarının olası sorumluluğunun belirleyici olacağını belirtti. Albayrak, kaskosu olmayan vatandaşların zararlarının devlet tarafından otomatik olarak karşılanmasının her durumda mümkün olmadığını, ancak selin resmi afet kapsamına alınması durumunda belirli şartları sağlayan vatandaşlara destek sağlanabileceğini ifade etti.
Aracında hasar oluşan vatandaşların izlemesi gereken başvuru sürecini de açıklayan Albayrak, kaskosu olanların öncelikle sigorta şirketleriyle iletişime geçmesi gerektiğini söyledi. Kaskosu olmayanların ise hasarın kayıt altına alınması ve kamu kurumlarının olası sorumluluğunun değerlendirilmesi amacıyla ilgili kurumlara başvurabileceğini belirtti. Vatandaşların, başvurularından önce hasarı fotoğraf, video ve belgelerle kayıt altına almalarının önemini vurgulayan Albayrak, AFAD'a başvurmanın tek başına hasarın karşılanacağı anlamına gelmediğini hatırlattı.
Sel felaketinde araçları zarar görenlere yapılacak ödemeler konusunda sabit bir tazminat tutarı bulunmadığını dile getiren Albayrak, zararın sigorta güvencesine ve başvurunun hukuki dayanağına göre değişebileceğini kaydetti. Devlet tarafından yapılacak ödemeler için henüz açıklanmış bir alt veya üst sınırın olmadığını ekledi.
Tazminat başvurusu için araç ruhsatı, kimlik bilgileri, hasarı gösteren fotoğraf ve videolar, servis veya ekspertiz raporu, onarım faturaları ve çekici masraflarını gösteren belgeler gibi evrakların hazırlanması gerektiğini belirten Albayrak, sel felaketinin meydana gelmesinde veya zararın büyümesinde kamu kurumlarının ihmali olduğunu düşünen vatandaşların tazminat talebinde bulunabileceğini ancak bunun için ilgili kurumun kusurunun somut delillerle ispatlanması gerektiğini vurguladı.
Konut ve iş yerleri de selden etkilenebilecek alanlar arasında yer alıyor. Zorunlu deprem sigortasının (DASK) sel ve su baskınlarından kaynaklanan zararları karşılamadığını hatırlatan Albayrak, bu tür durumlar için özel sigorta poliçelerinin teminatlarının incelenmesi gerektiğini belirtti. Konut veya iş yeri sigortası bulunmayan vatandaşların belediyelere ve ilgili resmî kurumlara başvurabileceğini, ancak bu başvuruların doğrudan ödeme garantisi oluşturmadığını sözlerine ekledi. Sigortası olmayanlara kamu kaynaklarından destek sağlanması, mevzuata, yetkili kurum kararlarına ve yardım programlarının şartlarına bağlı olacak.