Kuzey İrlanda'da üç gecedir süren şiddet olayları, polis ve halk arasında çatışmalara neden oldu. Olaylarda evler ve araçlar ateşe verilirken, tazyikli su araçları kullanıldı ve bir düzine polis memuru yaralandı. Bölgede, farklı ten rengine sahip kişilerin tehdit edildiği ve ailelerin evlerinden çıkarıldığı bildirildi.
Şiddet olayları, Pazartesi gecesi Belfast'ta yaşanan ve bir Sudanlı erkeğin cinayete teşebbüs suçlamasıyla tutuklandığı bıçaklı saldırının ardından başladı. Saldırıya ilişkin görüntüler sosyal medyada hızla yayıldı ve ardından protesto çağrıları yapıldı. Bu çağrılar üzerine birçok gösteri olaysız geçerken, bazı bölgelerde maskeli yüzlerce kişi sokağa dökülerek şiddet eylemlerine girişti.
BBC News NI'nin araştırmasına göre, sosyal medyanın olayların organizasyonunda önemli bir rol oynadığı tespit edildi. Sosyal medya platformlarında, bazı gösterilerin zamanı ve yeri hakkında bilgiler paylaşılırken, göçmen karşıtı mesajlar da yayıldı. Hatta bazı paylaşımlarda, kapatılması planlanan yolların listesi ve işletmelerin belirli saatlerde kapanması yönünde talimatlar yer aldı. Daha da endişe verici olanı, ev adreslerinin toplandığı ve sosyal medyada paylaşıldığı belirlendi. Polis, bu paylaşımların bölge sakinlerini 'son derece rahatsız ettiğini' ve 'hayatı riske attığını' belirtti.
Polis, şiddet olaylarının organize bir şekilde gerçekleştirildiğine dair kanıtlar bulduğunu açıkladı. Polis Teşkilatı (PSNI) Asistan Komiseri Ryan Henderson, olayların hem Kuzey İrlanda içinden hem de dışından sosyal medya aracılığıyla koordine edildiğini belirtti. Henderson, 'Bu ivme, bu itici güç, bu toksisite insanları sokaklara döküyor. Durması gerekiyor' dedi. Ofcom gibi iletişim düzenleyici kurumlar da, Salı günkü olayların bazılarının çevrimiçi olarak 'kışkırtılmış' göründüğünü, bunlar arasında 'ırkçı şiddet olayları, evlere ve araçlara yönelik kundaklama saldırıları ve polise yönelik saldırılar' olduğunu bildirdi.