🇺🇸 USD 45,36₺ ▲0.04%
🇪🇺 EUR 53,46₺ ▲0.03%
🥇 ALTIN 6.891₺ ▲0.11%
BTC 3,72M₺ ▲0.69%
11 Mayıs 2026, Pazartesi |
Gündem

"World Decolonization Forum"da Yükseköğretimde Bilgi Üretimi ve Dolaşımı Tartışıldı

11 Mayıs 2026, 20:39 Editör
Paylaş:
"World Decolonization Forum"da Yükseköğretimde Bilgi Üretimi ve Dolaşımı Tartışıldı

World Decolonization Forum'da yükseköğretimde bilgi üretimi ve dolaşımı ele alındı. Oturumda, medrese eğitimi, Batı merkezli epistemoloji ve üniversitelerdeki kontrol mekanizmaları tartışıldı.

"World Decolonization Forum" kapsamında, yükseköğretimde bilginin üretimi, dolaşımı ve meşrulaştırılması konuları ele alındı. Küresel krizlerin temel nedenleri ile sömürgecilik mirasının değerlendirildiği forumda, "Yükseköğretimde Bilgi Üretimi ve Dolaşımı" başlıklı bir oturum düzenlendi.

Notre Dame Üniversitesinden İslam Araştırmaları profesörü Ebrahim Moosa, medrese eğitiminin bilgiyi kişiden ayırmadığını belirtti. Moosa, geleneksel medrese eğitiminin ahlaki formasyona verdiği önemin, Güney Afrika'daki apartheid karşıtı mücadelede kendisine katkı sağladığını ifade etti. Modern üniversitelerin bilgi üretiminde farklı bir mantıkla hareket ettiğini vurgulayan Moosa, "Üniversitede bilgi, biçimlendirici boyutunu ve en önemlisi, etik sorumluluğunu kaybediyor." dedi. Batı merkezli epistemolojiyi eleştiren Moosa, "Batı bilgi sistemi sadece kendini övmekten ibaret değil. Temel grameri savaş ve rekabet, rehabilitasyondan ziyade yok etme üzerine kurulu." değerlendirmesinde bulundu.

Ottawa Üniversitesinden Uluslararası Kalkınma ve Küresel Çalışmalar profesörü Nadia Abu-Zahra, yükseköğretimde temel kabul edilen "içerik, ders anlatımı, sınav ve not" sisteminin, sömürge döneminde öğrencileri kontrol altında tutmak amacıyla geliştirildiğini söyledi. Üniversitelerdeki hiyerarşik yapının sorgulanması gerektiğini kaydeden Abu-Zahra, "Bu, birbirimizden ilişkiler aracılığıyla öğrenmenin ilk adımıdır." yorumunu yaptı. Abu-Zahra, eğitimin yalnızca okuma, yazma ve konuşma becerileriyle sınırlandırılmaması gerektiğini belirterek, proje temelli ve kolektif öğrenme modellerinin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu. "Sömürgesizleştirme, nihayetinde herkesin ait olduğunu bilmesini sağlamakla ilgilidir" diyen Abu-Zahra, üniversitelerde daha eşitlikçi bir güç yapısının kurulmasının mümkün olduğuna işaret etti.

İbn Haldun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Berktay, Türkiye'deki tarih eğitiminin sömürge sonrası değil, uzun bir emperyal geleneğin devamı niteliğinde olduğunu belirtti. Berktay, Osmanlı Devleti'nin klasik anlamda sömürge olmadığını ve Tanzimat dönemindeki reformların sadece Batı modernitesine yetişme çabasıyla ilgili olmadığını ifade etti.

Columbia Üniversitesinden Prof. Dr. Joseph Massad, ABD üniversitelerinde akademik özgürlük anlayışının özellikle Filistin konusunda baskı altında olduğunu dile getirdi. Massad, 1980'lerden itibaren akademik çalışmaların Filistinlilerin 1948'de yaşadıklarına ilişkin anlatıları doğruladığını belirterek, "Filistinliler hakkında, İsrail'in onlara yaşattığı ve yaşatmaya devam ettiği şeyler hakkında muazzam bir bilgi birikimi var." dedi. Massad, 11 Eylül sonrası İsrail yanlısı kamp ve lobi faaliyetlerinin, akademide önemli değişikliklere yol açtığını ve Filistinliler ile İsrailliler hakkındaki akademik bilgi ile medya bilgisi arasında büyük bir uçurum oluştuğunu savundu.

Yorumlar (0)

Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!