Eski İçişleri Bakanı Yvette Cooper, savcılığın uyarısına rağmen Filistin Eylemi (Palestine Action) adlı gruba yönelik devam eden bir davayı etkileyebileceği endişelerine rağmen bu grup hakkında bir gazete makalesi yazdı. Bu durum, altı aktivistin yargılandığı davada ortaya çıktı.
Cooper, Crown Prosecution Service'in (CPS) grubun yasaklanmasını haklı çıkaran bir köşe yazısı kaleme aldı. CPS, yazının 2024 yılında İsrailli bir silah üreticisi fabrikasına yapılan bir baskınla ilgili davayı haksız yere etkileyebileceği konusunda tavsiyede bulunmuştu. Yapılan yeniden yargılamanın ardından, sanıklardan dördü geçen hafta Elbit Systems UK tesisine yönelik baskınla ilgili olarak suçlu bulundu.
Savunma avukatları, Cooper'ın Observer için yazdığı makalenin mahkeme sürecini doğrudan etkilediğini belirterek, davanın düşürülmesi için başvuruda bulundu. Makalede, Filistin Eylemi aktivistlerine yönelik suçlamaların bir "terörizm bağlantısı" içerdiği ve şiddet, gözdağı ile gelecekteki saldırılara ilişkin "rahatsız edici bilgiler"den bahsedildiği belirtildi.
Hakim Bay Johnson, bir ara kararında, Cooper'ın makaleyi yazarken davanın zarar görebileceği konusunda bilgilendirildiğini ve buna rağmen devam ettiğini belirtti. CPS'nin de İçişleri Bakanı'nı bu risk konusunda uyardığı kaydedildi. Ancak hakim, Cooper'ın makalesinin "kasıtlı olarak bir raporlama yasağı emrini çiğnemekten" farklı olduğunu söyleyerek savunmanın itirazını reddetti. Hakim, hükümetin aldığı kararı gerekçelendirme ihtiyacını ve bunun davayı etkileme riskini kabul etti.
Savunma tarafı ayrıca, makalede yer alan ve İran'ın Filistin Eylemi'ne fon sağlayabileceği iddialarının yanıltıcı olduğunu savundu. Mahkemeye sunulan belgelerde, hükümet ile İsrail devleti, Elbit Systems ve İsrail yanlısı lobiler arasında bir işbirliği olduğu iddiaları da yer aldı. Hakim, suçlama kararında siyasi bir müdahale olmadığına ve hükümet dışı gruplarla olan iletişimin usulsüzlük oluşturmadığına hükmetti.
İçişleri Bakanlığı sözcüsü, hakimin makalenin adil bir yargılamayı engellemediği sonucuna vardığını belirtti. Dava sonucunda dört Filistin Eylemi üyesi 'mala zarar verme' suçundan, biri ise 'ağır yaralama' suçundan suçlu bulundu.