🇺🇸 USD 45,41₺ ▲0.03%
🇪🇺 EUR 53,30₺ ▼0.02%
🥇 ALTIN 6.858₺ ▲0.50%
BTC 3,68M₺ ▼0.29%
13 Mayıs 2026, Çarşamba |
Dünya

BAE'den İran'a Gizli Saldırı İddiası: Mirage Jetleri ve İHA'lar Sahada mı?

13 Mayıs 2026, 06:45 Editör
Paylaş:
BAE'den İran'a Gizli Saldırı İddiası: Mirage Jetleri ve İHA'lar Sahada mı?

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE), İran topraklarına hava saldırıları düzenlediği iddia edildi. Wall Street Journal'ın haberine göre, BAE, Mirage jetleri ve Wing Loong insansız hava araçları kullanarak Lavan Adası'ndaki bir petrol rafinerisini hedef aldı.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE), Orta Doğu'daki krizde İran topraklarına yönelik hava saldırıları düzenlediği iddia edildi. Wall Street Journal'da (WSJ) yer alan habere göre, Abu Dabi yönetimi, İran'a yönelik operasyonlara katılarak çatışma aktörü konumuna yükseldi.

İddialar, bölgesel dengeleri, Körfez ülkeleri arasındaki siyasi ilişkileri ve İran'ın caydırıcılık stratejisini etkileyebilecek nitelikte. Analistler, BAE'nin doğrudan savaşa dahil olmasının, Körfez ülkelerinin savunmada kalmak istemediğini ve İran'ın artan saldırı kapasitesine karşı daha sert bir güvenlik yaklaşımı benimsediğini gösterdiğini belirtiyor.

BAE'nin savaşa doğrudan dahil olduğuna dair iddialar ilk olarak mart ayı ortalarında gündeme geldi. O dönemde İran hava sahasında İsrail veya ABD'ye ait olmadığı düşünülen savaş uçaklarının görüldüğü bildirildi. Araştırmacılar, sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerde Fransız yapımı Mirage savaş uçakları ile Çin üretimi Wing Loong insansız hava araçlarının yer aldığını öne sürdü. Bu sistemlerin BAE envanterinde bulunması dikkat çekti.

WSJ'nin haberine göre, BAE'nin dikkat çekici operasyonlarından biri, İran'ın Basra Körfezi'ndeki Lavan Adası'nda bulunan petrol rafinerisine yönelik saldırı oldu. Nisan ayı başlarında gerçekleştirildiği belirtilen operasyonun ardından tesiste büyük çaplı yangın çıktığı ve üretim kapasitesinin aylar boyunca devre dışı kaldığı öne sürüldü. İran yönetimi, tesisin 'düşman saldırısı' sonucu vurulduğunu duyurmuş ancak saldırıyı gerçekleştiren ülkenin adını vermemişti. Tahran daha sonra BAE ve Kuveyt'e yönelik misilleme saldırıları düzenledi.

Washington yönetiminin, BAE'nin operasyonlarından rahatsızlık duymadığı belirtildi. Ateşkes sürecinin henüz tam anlamıyla yürürlüğe girmemiş olması bu durumun temel nedeni olarak gösterildi. ABD yönetiminin, İran'a karşı daha aktif rol almak isteyen diğer Körfez ülkelerinin de savaşa katılımını sessizce desteklediği ileri sürüldü.

BAE Dışişleri Bakanlığı, saldırılara ilişkin doğrudan yorum yapmaktan kaçındı. Ancak daha önce yapılan resmi açıklamalarda, ülkenin "düşmanca eylemlere askeri yollar dahil olmak üzere karşılık verme hakkına sahip olduğu" vurgulanmıştı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise Başkan Trump'ın "tüm seçeneklere sahip olduğu" ve ABD'nin İran rejimi üzerinde "maksimum baskıyı sürdürdüğü" ifade edildi.

Orta Doğu uzmanı Dina Esfandiary, "İran'a doğrudan saldırı düzenleyen bir Körfez Arap ülkesinin savaşın aktif tarafı haline gelmesi son derece önemli bir gelişme" dedi. Esfandiary'ye göre Tahran yönetimi, BAE ile diğer Körfez ülkeleri arasındaki ayrılıkları derinleştirmeye çalışacak.

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, "İddia doğrulanırsa Körfez monarşilerinin İran politikasında önemli bir eşik aşılmış sayılır" ifadesini kullandı. Toğa, savaş boyunca BAE topraklarına düşen mühimmatlar ve hava yolu trafiği üzerindeki baskı nedeniyle Abu Dabi'nin bu noktaya geldiğini belirtti.

Yorumlar (0)

Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!