Türkiye'de kızamık vakalarında yaşanan hızlı artış, aşılama oranlarındaki düşüş nedeniyle endişe verici boyutlara ulaştı. 2025 yılında 219 olarak kaydedilen kızamık vakası sayısı, 2026'nın ilk beş ayında 877'ye fırladı.
28. Dönem Yeni Parti Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, artan kızamık vakaları ve düşen aşılama oranları konusunu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Cumhuriyet'e konuşan İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Emrah Kırımlı, sahadaki durumun vaka artışını doğruladığını belirtti. Kırımlı, son aylarda kızamık vakaları ve temaslılarının aile hekimlerine düzenli olarak bildirildiğini ifade etti. Ayrıca, sağlık çalışanlarının da kızamıka yakalandığı bilgisi paylaşıldı.
Kızamık aşısının iki doz uygulanmasıyla toplumun yüzde 99'undan fazlasının hastalığa karşı korunabildiğini söyleyen Kırımlı, 1990'ların sonlarından itibaren yürütülen başarılı aşılama kampanyaları sayesinde Türkiye'de kızamığın neredeyse ortadan kalktığını hatırlattı. Ancak son yıllarda bu mücadelenin zayıfladığına dikkat çekti. Son üç yıldır 9 aylık bebeklere de ek doz aşı uygulandığını aktaran Kırımlı, İTO'nun verilerine göre İstanbul'da ikinci doz kızamık aşısını olmayan çocukların oranının yüzde 10'un üzerine çıktığını ve bazı ilçelerde bu oranın daha da yüksek olduğunu belirtti.
Aşı tereddüdünün önemli nedenlerinden birinin kamuoyunun yeterince bilgilendirilmemesi olduğunu vurgulayan Kırımlı, Sağlık Bakanlığı'nın daha güçlü bir iletişim kampanyası yürütmesi gerektiğini söyledi. Aile hekimlerinin eksik aşılı çocuklara ulaşırken bürokratik engellerle karşılaştığını da ekledi. Aşı konusunda tereddüt yaşayan ailelerin ikna edilmesinin ardından dahi çok sayıda işlem ve belge gerektiği aktarıldı. Aile hekimliği sistemindeki kayıt değişikliklerinin aşı takibini zorlaştırdığı savunuldu. Özellikle geçici koruma altındaki milyonlarca kişinin aile hekimlerinden kopmasının koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi olumsuz etkilediği ifade edildi.
Kızamığın yüksek bulaşıcılığı nedeniyle vaka veya şüpheli vaka durumunda sağlık kuruluşlarında özel önlemler alınması gerektiğini vurgulayan Kırımlı, vaka sayılarının yanı sıra yaş, aşılanma durumu ve bölgesel dağılıma ilişkin verilerin düzenli açıklanmasının kritik olduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı'ndan gerçek aşısız kişi sayısının açıklanmasını talep eden Kırımlı, sorumluluğun aile hekimlerine veya ailelere yüklenmemesi gerektiğini belirtti.