Bodrum'da Irina Dvizova ve kızı Dayana'nın öldürülmesine ilişkin davada, eski eş Andrej Kuslevic hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararı verildi.
Olay, 23 Kasım 2023 tarihinde Konacık Mahallesi'nde meydana geldi. Gayrimenkul alım-satımıyla uğraşan Irina Dvizova ve kızı Dayana'dan haber alınamaması üzerine yakınları eve gitti. Evde kan lekeleriyle karşılaşan yakınları durumu polise bildirdi. Bodrum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını inceleyerek aracın izini sürdü. Aramalar sonucunda 28 Kasım 2023 tarihinde, yol kenarındaki bir yamaçta Irina ve kızı Dayana'nın cansız bedenleri bulundu.
Yapılan incelemeler ve tanık ifadeleri sonucunda cinayetlerin Irina Dvizova'nın eski eşi Andrej Kuslevic tarafından işlendiği belirlendi. Kuslevic'in, olaydan sonra küçük oğlunu da yanına alarak Litvanya'ya kaçtığı tespit edildi. Ancak Kuslevic, daha sonra Almanya'da yakalanarak tutuklandı.
Soruşturma kapsamında, Kuslevic'in olay yerine kendi aracıyla geldiği, cinayet sonrası yaklaşık 4,5 saat kaldığı ve temizlik yaptığı belirlendi. Cesetleri çarşafa sararak Dvizova'ya ait aracın bagajına koyan Kuslevic, oğlunu da yanına alarak bir otele gitti. Otelden ayrıldıktan sonra cesetleri yol kenarındaki uçurumdan attığı saptandı. Otopsi sonuçlarına göre Irina Dvizova'ya üç kurşun, kızı Dayana'ya ise iki kurşun isabet ettiği belirlendi.
Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Kuslevic hakkında 'tasarlayarak öldürme' suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianame kabul edildi ve Kuslevic, 6 Şubat'ta Türkiye'ye getirilerek İstanbul Havalimanı'nda tutuklandı.
Andrej Kuslevic, 13 Mayıs'ta görülen davada hakim karşısına çıktı. Savunmasında suçlamaları reddeden Kuslevic, beraatini talep etti. Ancak mahkeme, Kuslevic'i boşandığı eşi ve kendini savunamayacak durumda olan çocuğa karşı tasarlayarak öldürme suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkemenin gerekçeli kararında, sanığın savunmalarının inandırıcı olmadığı ve hayatın olağan akışına uymadığı belirtildi. Kararda, sanığın Türkiyeye giriş yaptıktan sonra aracına sahte plaka taktığı, cinayet sonrası Dvizova'nın aracını kullandığı ve cesetleri attığı noktaya gittiği kamera ve PTS kayıtlarıyla doğrulandı.