Deniz altından geçecek devasa bir demiryolu projesi, saatte 300 kilometre hıza ulaşacak yolcu taşımacılığı hedefliyor. Bir saatten kısa sürede kıtalararası geçiş vaadiyle yola çıkan proje, deniz aşırı ulaşımda yeni bir dönemi başlatmayı amaçlıyor.
Projenin teknik ve operasyonel detaylarına bakıldığında, yüksek hızlı tren teknolojisinin deniz altı tünelleriyle birleştirileceği görülüyor. Saatte 300 kilometre hıza ulaşması planlanan hat, özellikle premium bilet kategorisindeki yolcuları, lüks turizm ve iş seyahatleri yapanları hedefliyor. Projenin finansman modelinde özel sektör yatırımları ve yüksek kârlılık vaatlerinin ön plana çıktığı belirtiliyor.
Uluslararası araştırmalar, bu ölçekteki büyük altyapı projelerinin ciddi finansal riskler barındırdığına işaret ediyor. Yapılan araştırmalara göre, büyük demiryolu projelerinde maliyet artışları ortalama yüzde 44,7'ye ulaşırken, gerçekleşen yolcu talebi tahminlerin yüzde 51,4 altında kalabiliyor. Fransa ile İngiltere'yi birbirine bağlayan Manş Tüneli (Eurotunnel) örneğinde olduğu gibi, inşaat maliyetlerinin başlangıç bütçesini yüzde 80 aşabildiği vakalar bulunuyor.
Projeyle ilgili sunulan teknik vaatlere rağmen, süreci yürüten resmi bir kurum, yetkili bir şirket veya onaylanmış bir devlet protokolü henüz bulunmuyor. Projenin finanse edilmesi amacıyla maaşlara vergi getirileceği veya yatırımcılara devlet garantili kâr sunulacağı yönündeki iddiaları doğrulayan herhangi bir yasal tasarı veya resmi sözleşme metnine rastlanmadığı bildirildi.