🇺🇸 USD 47,90₺ ▲0.08%
🇪🇺 EUR 55,52₺ ▲0.24%
🥇 ALTIN 6.809₺ ▲0.87%
BTC 3,06M₺ ▲1.19%
17 Ağustos 2026, Pazartesi |
Bilim

Prof. Dr. Tayfun Uzbay'dan Ruh Sağlığı Yasası Çağrısı: 'Psikolojik Destek Yetersiz Kalıyor'

Davranışsal Nörobilimci Prof. Dr. Tayfun Uzbay, büyük afetlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin psikolojik destekle sınırlı olmadığını belirterek, güçlü bir Ruh Sağlığı Yasası çıkarılması gerektiğini vurguladı. Uzbay, kolektif öğrenilmiş çaresizlik ve pasifleşme riskine dikkat çekti.

İmza: Gazete Raporu Bilim Servisi Yayın: 👁 14,052
Prof. Dr. Tayfun Uzbay'dan Ruh Sağlığı Yasası Çağrısı: 'Psikolojik Destek Yetersiz Kalıyor'

Davranışsal Nörobilimci Prof. Dr. Tayfun Uzbay, büyük afetlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sadece psikolojik desteğin yetersiz olduğunu ve güçlü bir Ruh Sağlığı Yasası çıkarılması gerektiğini belirtti. Gölcük merkezli depremin üzerinden 27 yıl, 6 Şubat depremlerinin üzerinden ise 3 yıl geçmiş olmasına rağmen, depremzedeler için travmanın devam ettiğini vurguladı.

Prof. Dr. Uzbay, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin milyonlarca insanın güvenlik duygusunu, geleceğe dair beklentilerini ve toplumsal hafızayı derinden etkileyen kolektif bir travma olduğunu ifade etti. Afetlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin genellikle travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete ve yas gibi bireysel sorunlar üzerinden ele alındığını ancak milyonlarca insanı etkileyen olayların sonuçlarının bireysel düzeyde kalmadığını söyledi. Bu tür olayların toplumun güven duygusunu, davranışlarını, ortak hafızasını ve geleceğe bakışını da etkileyebileceğini belirtti. Ayrıca, toplumsal travmanın etkilerinin yalnızca olayı yaşayan kuşakla sınırlı kalmayıp, kolektif hafıza ve kültürel normlar aracılığıyla sonraki nesillere de taşınabileceğini ekledi.

Kolektif Öğrenilmiş Çaresizlik Kavramı

Uzbay, kolektif öğrenilmiş çaresizlik kavramının önemine değinerek, bu mekanizmanın bireysel deneyimlerden kaynaklandığını ve belirli koşullarda toplumsal düzeyde de ortaya çıkabileceğini açıkladı. Toplumun tarihsel deneyimleri, kurumlarla ilişkisi, kolektif hafızası ve sorun çözme çabalarının sonuçlarına dair ortak algının bu noktada büyük önem taşıdığını vurguladı. Tekrarlanan ağır sorunlar ve sonuç vermeyen çabalar karşısında, toplumda “Zaten hiçbir şey değişmez” veya “Ne yaparsak yapalım sonuç aynı” gibi düşüncelerin yaygınlaşabileceği riskine dikkat çekti. Uzbay, tehlikeli olanın sadece umutsuzluk değil, bu düşüncenin pasifleşmeye dönüşmesi olduğunu tespit etti.

Yasal Düzenleme ve Koruyucu Politikalar Şart

Toplumun ‘bir şeyleri değiştirebilirim’ duygusunu korumasının, kolektif öğrenilmiş çaresizlik açısından temel mesele olduğunu belirten Uzbay, afet sonrası süreçte insanların eksiklerin belirlendiğini, önlemler alındığını ve kuralların uygulandığını görmeleri durumunda toplumsal kontrol ve etkililik duygusunun yeniden güçlenebileceğini ifade etti. Ancak “Hiçbir şey değişmedi, yine aynı şey olacak, bir şey yapmanın anlamı yok” düşüncesi yerleşirse, toplumsal ruh sağlığı açısından farklı bir tehlike ortaya çıkacağını belirtti. Bu nedenle, afet sonrasında ruh sağlığını korumanın yalnızca psikolojik destekle sınırlı olmadığını, insanların kurumların işlediğini, hatalardan ders çıkarıldığını ve kendi çabalarının sonuç yarattığını görmeleri gerektiğini söyledi. Uzbay, depremlerin ruh sağlığının sadece psikiyatri kliniklerinin veya psikologların konusu olmadığını gösterdiğini, güvenli konut, eğitim, sosyal destek, ekonomik güvence, kurumlara güven ve gelecekte kayıpların azaltılacağına inanabilmenin de ruh sağlığının parçaları olduğunu ekledi. Bu sebeple, Türkiye'de ruh sağlığının sadece hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmeye dayanan bir sistem olarak görülmemesi, koruyucu ve toplum temelli bir kamu politikası olarak ele alınması ve güçlü bir ruh sağlığı yasasıyla desteklenmesi çağrısında bulundu.

İlgili Haberler

📊 Döviz Kurları
🇺🇸 USD
47,8971₺ ▲0.08%
🇪🇺 EUR
55,5154₺ ▲0.24%
🇬🇧 GBP
64,9208₺ ▲0.21%

Hava Durumu

🌤
26.3°C
Çoğunlukla açık
Hissedilen
25.6°
Min/Max
22°/28°
Nem
52%

♈ Günün Burçları

17 Ağustos 2026