🇺🇸 USD 46,23₺ ▲0.05%
🇪🇺 EUR 53,49₺ ▼0.01%
🥇 ALTIN 6.232₺ ▲2.53%
BTC 2,94M₺ ▲1.50%
12 Haziran 2026, Cuma |
Gündem

Gıda Güvenliği Krizi: Yoksulluk Taklit ve Tağşişi, Kirlilik Hastalıkları Besliyor

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Uğur Toprak, Türkiye'de gıda güvenliği krizinin yapısal boyutlarını anlattı. Artan enflasyonun halk sağlığı krizine dönüştüğünü, sanayi atıklarının havzaları zehirlediğini ve denetim yetersizliğinin tehlikeyi büyüttüğünü belirtti. Yoksulluğun taklit ve tağşişi, kirliliğin ise hastalıkları beslediğini vurguladı.

İmza: Gazete Raporu Gündem Servisi Yayın: 👁 7,006
Gıda Güvenliği Krizi: Yoksulluk Taklit ve Tağşişi, Kirlilik Hastalıkları Besliyor

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Toprak, Türkiye'deki gıda güvenliği krizinin yapısal boyutlarına dikkat çekti. Artan enflasyonun bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü belirten Toprak, sanayi atıklarının havzaları zehirlediğini ve denetim yetersizliğinin bu tehlikeyi büyüttüğünü vurguladı.

Toprak, gıda enflasyonundaki yükseliş ve alım gücündeki düşüşün, taklit ve tağşiş vakalarını artırdığını ifade etti. Düşen alım gücü nedeniyle vatandaşların ekonomik tercihler yerine mecburiyetler doğrultusunda hareket ettiğini belirten Toprak, bunun kayıt dışı, merdiven altı üretim ile taklit ve tağşişi besleyen en önemli zemin olduğunu söyledi. Ucuz gıda üretim modelinde içeriğin manipüle edildiğini ve et, süt, bitkisel yağ gibi ürünlerde hilelerin yaygın olduğunu dile getirdi. Vatandaşın çoğunlukla bunun farkında olmadığını veya alternatifinin olmadığını belirtti. Toprak, denetimlerin sıklık ve caydırıcılık açısından yetersiz olduğunu, idari para cezalarının büyük firmalar için sadece maliyet kalemi haline geldiğini söyledi. Üretimden men, şeffaf veri paylaşımı ve bağımsız denetim mekanizmalarının caydırıcılık için şart olduğunu ekledi.

Tarım ve sanayinin iç içe geçtiğini ve çevre kirliliğinin gıdaya yansıdığını belirten Uğur Toprak, çevre kirliliğinin sadece suyu değil, toprağı, ürünü ve insan sağlığını da etkilediğini anlattı. Sanayi atıklarıyla kirlenmiş suyla sulanan tarım alanlarında ağır metal birikimi, pestisitlerle birleşen kimyasal yük ve toprak verimliliğinde azalma gibi zincirleme etkilerin görüldüğünü söyledi. Bu kirleticilerin kolayca temizlenemediğini ve tarladan sofraya gelen yükün kronik hastalıklardan kanser riskine kadar tehdit oluşturduğunu ifade etti. İklim değişikliğinin de bu tabloyu ağırlaştırdığını ve gıda güvenliğini yapısal olarak çökerttiğini sözlerine ekledi. Toprak, hava, toprak ve su güvenli değilse gıdanın da güvenli olamayacağını belirtti.

Gıda güvenliğinin bir tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu vurgulayan Uğur Toprak, bu sorumluluğun yeterli sayıda ve yetkin gıda mühendisi istihdam edilmeden yerine getirilemeyeceğini söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın derhal bir 'gıda güvenliği otoritesi' oluşturması gerektiğini belirtti. Gıda güvenliğinin tarladan başlayıp, suyla şekillenen, sanayiyle tehdit edilen ve sofrada sonuçlanan bir bütün olduğunu ifade etti. Yaşanan krizin sadece denetim eksikliği değil, bir politik tercih sonucu olduğunu savundu. Halkın sağlığını önceleyen bir yaklaşım benimsenmezse yoksulluğun taklit ve tağşişi, kirliliğin hastalıkları, denetimsizliğin ise güvensizliği üreteceğini sözlerine ekledi.

İlgili Haberler

📊 Döviz Kurları
🇺🇸 USD
46,2322₺ ▲0.05%
🇪🇺 EUR
53,4886₺ ▼0.01%
🇬🇧 GBP
62,0314₺ ▲0.10%

Hava Durumu

19.3°C
Parçalı bulutlu
Hissedilen
20.7°
Min/Max
19°/27°
Nem
86%

♈ Günün Burçları

12 Haziran 2026