İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani, bölgedeki çatışmaların stratejik deniz geçitlerine yayılabileceği uyarısında bulundu. Kaani, 1 Haziran 2026 Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi ve Lübnan'daki operasyonlarını sürdürmesi halinde, İran yanlısı güçlerin yeni adımlar atabileceğini belirtti.
Tuğgeneral Kaani, ABD desteğiyle devam eden İsrail saldırılarının, İran'ın desteklediği grupların Lübnan ve Gazze cephelerine desteğini artırmasına yol açacağını ifade etti. Bu durumun, Bab el-Mendeb Boğazı'ndan geçen gemilerin durumunun Hürmüz Boğazı'ndakine benzer koşullara dönüşmesine neden olabileceğini söyledi. Kaani ayrıca, İsrail'in askeri operasyonlarını sürdürmesinin, İran ve müttefiklerinin 'ortak tedbirler' almasının önünü açabileceğini ekledi.
Bu açıklama, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki uluslararası deniz ticaret hatlarına yönelik baskının artırılabileceği şeklinde yorumlandı. Kaani'nin sözleri, 28 Şubat'tan bu yana İran içindeki çeşitli hedeflere yönelik saldırıların ardından bölgede artan gerilimin ortasında geldi. Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine yönelik kısıtlamaların artmasına ve küresel enerji piyasaları ile uluslararası deniz taşımacılığı üzerinde doğrudan etkilere yol açmıştı.
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan fiili kapanmaların, küresel enerji piyasalarında şok etkisi yarattığı biliniyor. Normal şartlarda dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin bu boğazdan taşındığı belirtiliyor. Savaşla birlikte sevkiyatın dramatik biçimde düştüğü ve günlük arzda ciddi kayıp riski oluştuğu hesaplanıyor. Bu durumun petrol fiyatlarını kısa sürede 100 doların üzerine taşıdığı ve küresel enflasyon, enerji maliyetleri ve tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturduğu ifade ediliyor.
Bab el-Mendeb Boğazı'nın da kritik bir öneme sahip olduğu vurgulandı. Kızıldeniz ile Aden Körfezi'ni bağlayan bu hat üzerinden normalde günde yaklaşık 5-6 milyon varil petrol geçiyor. Bu boğaz, aynı zamanda Avrupa-Asya ticaretinin ana arterlerinden biri. Hürmüz'ün devre dışı kaldığı bir senaryoda Bab el-Mendeb'in de kapanması, küresel enerji akışını fiilen iki noktadan keserek 'çifte boğaz krizi' yaratabilir. Bu durumda, tankerlerin Afrika'nın güneyinden dolaşmak zorunda kalması, sevkiyat sürelerini uzatması ve maliyetleri artırması öngörülüyor.
Hürmüz Boğazı'nın stratejik olarak İran ile Umman arasında yer aldığı, Bab el-Mendeb'in ise doğu kıyısının Yemen'deki Husi kontrol bölgelerine yakın olduğu belirtildi. Husilerin geçmişte Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılar düzenlediği hatırlatıldı. Ancak 'boğazı tamamen kapatmanın' klasik anlamda fiziki abluka değil, sigorta maliyetlerini artırarak ve gemi geçişini riskli hale getirerek trafiği durdurmak şeklinde gerçekleşebileceği öngörülüyor. Böyle bir senaryoda petrol fiyatlarında ikinci bir sıçrama, küresel ticarette daralma ve özellikle Avrupa'nın enerji arzında ciddi bir krizin kaçınılmaz olacağı değerlendiriliyor.