İran Devrim Muhafızları, "Nasr 2" operasyonunun altıncı aşaması kapsamında Ürdün'ün Azrak kentinde yer alan ABD hava üssüne yönelik bir saldırı gerçekleştirdiklerini duyurdu. Yapılan resmi açıklamada, saldırı sonucunda üs içerisinde konuşlandırılmış bulunan F-15, F-16 ve F-35 savaş uçakları ile MQ-9 insansız hava araçlarının bulunduğu sığınakların hedef alındığı ve imha edildiği iddia edildi.
Ürdün'deki ABD Askeri Varlığına Yönelik Eleştiriler
Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Ürdün'deki Amerikan askeri varlığına yönelik sert eleştiriler yöneltildi. Ürdün halkına seslenilen metinde, ülkenin ABD'nin bölgesel askeri operasyonları için bir üs olarak kullanılmasına izin verilmemesi gerektiği savunuldu. Ayrıca, ABD güçlerinin bölgeden tamamen çıkarılması ve Amerikan tesislerine yönelik eylemlerin gerçekleştirilmesi için gerekli fırsatların değerlendirilmesi çağrısı yapıldı.
Kuveyt İçin Benzer Çağrılar Yapıldı
İranlı askeri kanat, Kuveyt'e yönelik ayrı bir bildiri yayımlayarak, ülkedeki ABD askeri hedeflerine yönelik saldırıların sorumluluğunu üstlendiklerini ileri sürdü. Bildiride, Kuveyt halkına Amerikan askeri tesislerini hedef almaları ve bölgedeki Amerikan askeri varlığının sonlandırılması yönünde çağrıda bulunuldu.
Ürdün Ordusu Füze Saldırısını Doğruladı
Saldırıya ilişkin Ürdün ordusundan yapılan açıklamada, İran topraklarından ateşlenen 3 balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği belirtildi. Ürdün resmi haber ajansı PETRA tarafından aktarılan bilgilere göre, hava savunma sistemleri sabaha karşı gerçekleşen müdahaleyi başarıyla gerçekleştirdi. Olay neticesinde herhangi bir can kaybı veya maddi hasar meydana gelmediği bildirildi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı'ndan Mutabakat Açıklaması
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı K.G., devlet televizyonuna bağlı Genç Gazeteciler Kulübü'ne (YJC) yaptığı değerlendirmede, ABD'nin 14 Haziran'da varılan İslamabad Mutabakat Zaptı'nı askeri saldırılar ve deniz ablukası girişimleriyle ihlal ettiğini savundu. K.G., ABD'nin mutabakatın temel çerçevesini parçaladığını belirterek, İran'ın bu şartlar altında herhangi bir yükümlülük hissetmediğini ifade etti.