Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından yayınlanan 2026 yılı raporu, dünya genelinde nükleer silahların yeniden önem kazandığını ortaya koydu. Rapora göre, nükleer silaha sahip dokuz ülke, 2025 yılında envanterlerini modernize etme ve genişletme yoluna gitti.
Raporda, Finlandiya ve İsveç gibi ülkelerin, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından NATO'nun nükleer politikalarına daha fazla dahil olduğu belirtiliyor. Bu ülkelerin, geçmişte nükleer silahsızlanmayı destekleyen tutumlarından farklı olarak, nükleer silah kullanımını simüle eden tatbikatlara katıldığı ifade ediliyor.
SIPRI verilerine göre, 2025 yılında dünya genelinde yaklaşık 12.200 nükleer silah bulunuyordu. Bu sayı, bir önceki yıla göre hafif bir düşüş gösterse de, silahsızlanma eğilimi olarak yorumlanmıyor. Mevcut durumda, emekliye ayrılan eski savaş başlığı sayısı, yeni üretilenlerden daha fazla. Ancak araştırmacılar, bu durumun yakın gelecekte tersine döneceğini öngörüyor. Silahsızlanma hızının yavaşladığı, yeni nükleer silahların konuşlandırılmasının ise hızlandığı belirtiliyor.
ABD ve Rusya, dünya genelindeki konuşlandırılabilir nükleer savaş başlıklarının yaklaşık %83'ünü elinde bulunduruyor. Kuzey Kore'nin ise yaklaşık 60 adet nükleer savaş başlığına sahip olduğu ve ek 30'dan fazlasını üretebilecek fisil malzemeye sahip olduğu tahmin ediliyor. Çin, nükleer kuvvetlerini diğer ülkelere göre daha hızlı modernize eden ülke olarak öne çıkıyor. Rapora göre, Çin'in nükleer savaş başlığı sayısı 620'ye ulaştı ve ülkenin yeni balistik füze siloları inşa ettiği belirtiliyor.
Batı Avrupa'da ise Birleşik Krallık ve Fransa nükleer silahlara sahip. Fransa, 290 nükleer savaş başlığına sahip ve nükleer denizaltılar veya Rafale savaş uçakları aracılığıyla fırlatma yeteneğine sahip. Fransa, diğer Avrupa ülkelerine nükleer şemsiyesi altında koruma sunma seçeneğini değerlendiriyor.