İngiltere'nin Manchester şehrinde yaşayan B.X., 2014 yılında ani ve şiddetli bir baş ağrısı yaşadı. Başlangıçta soğuk algınlığına yorulan bu durum, kısa sürede beyin kanaması şüphesine dönüştü. Xavier'in eşi Bindhu, eşinin ensesinde hissettiği ağrı üzerine nöbetçi aile hekimini aradı. Menenjit olabileceğinden şüphelenen Bindhu, eşinin çenesini göğsüne değdirmesini istedi ancak Xavier bunu yapabildi. Ateşinin normal olduğunu görmesine rağmen, alnındaki ter damlacıkları Bindhu'nun endişesini artırdı.
Doktorla konuşma sırasında Xavier'in horlamaya benzer bir ses çıkarması ve ardından bilincini kaybetmesi üzerine Bindhu, acil yardım hattını arayarak kalp masajına başladı. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, Xavier'i hastaneye kaldırdı. Hastanede yapılan incelemelerde, B.X.'in 5. derece subaraknoid kanama geçirdiği tespit edildi. Beyninin, kanama nedeniyle yaşamı destekleyemeyecek durumda olduğu belirlenince yaşam destek ünitesi kapatıldı. Xavier, 41 yaşında hayatını kaybetti.
Subaraknoid kanama, beyin zarları arasındaki boşlukta meydana gelen, nadir ve hayati tehlike taşıyan bir inme türüdür. Acil tıbbi müdahale gerektirir. Bu tür kanamanın en sık görülen belirtileri arasında aniden başlayan şiddetli baş ağrısı, ense ağrısı ve boyun sertliği, mide bulantısı ve kusma, ışığa hassasiyet, nöbet geçirme, bayılma, bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu ve vücudun bir tarafında güçsüzlük yer alır.
Subaraknoid kanama, öksürme, tuvalete çıkma, ağır kaldırma veya cinsel aktivite gibi durumlar sırasında da tetiklenebilir. Bu vaka, ani başlayan şiddetli baş ağrılarının hafife alınmaması gerektiğini ve tıbbi yardım alınmasının önemini bir kez daha göstermiştir.