Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında lösemiye karşı toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla bir çağrı yaptı. Vakıf yetkililerinden Berçin Edirne, löseminin bulaşıcı değil, tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak, bu süreçte ailelerin karşılaştığı ekonomik ve sosyal zorluklara dikkat çekti.
Edirne, löseminin uzun soluklu bir tedavi süreci gerektirdiğini belirterek, bu dönemde ailelerin sadece sağlık hizmetleriyle değil, aynı zamanda barınma ve çalışma hayatına ilişkin sorunlarla da mücadele ettiğini ifade etti. Tedavi sürecinde annelerin çocuklarıyla hastanede kalması, babaların ise ailenin geçimini sağlamaya çalışması nedeniyle aile bütünlüğünün olumsuz etkilendiğini dile getirdi. Çoğu zaman babaların işsiz kaldığı ve evdeki diğer çocukların aile büyüklerine veya komşulara emanet edildiği durumların yaşandığını belirtti.
LÖSEV'in destek ulaştırdığı hasta sayısına ilişkin bilgi veren Edirne, Ege Bölgesi'nde yaklaşık 12 bin, Türkiye genelinde ise 150 bin civarında hastaya yardım sağladıklarını açıkladı. Başvuruların ve destek ihtiyacının arttığını gözlemlediklerini belirten Edirne, çevresel faktörlerin kanser vakalarındaki artışta rol oynayabileceği ihtimaline de değindi. Bu sayıların sadece vakfa ulaşan hastaları kapsadığını, Türkiye'deki toplam kanser hastası sayısının daha yüksek olabileceğini sözlerine ekledi.
Uzun süreli tedavinin aile bütçesini ağır bir şekilde yıprattığını kaydeden Edirne, işten izin almak zorunda kalan ebeveynlerin gelir kaybı yaşadığını ve tedavi için başka şehirlere giden ailelerin önemli konaklama masraflarıyla karşılaştığını belirtti. Löseminin, aile bütçesini uzun süreli ve ağır bir şekilde etkilediğini vurguladı.
LÖSEV, tedavi amacıyla büyük şehirlere gelen ailelerin barınma ve beslenme sorunlarına çözüm sunuyor. Ankara'daki LÖSANTE hastanesinde tedavi hizmeti sunulurken, Ankara Gölbaşı'ndaki Lösemili Çocuklar Köyü'nde ise hastalara ve ailelerine ücretsiz konaklama desteği sağlanıyor. LÖSANTE'de tedavi görmeyen çocuklara nakdi burs yardımları, gıda ve hijyen paketleri gibi ayni yardımlar da ulaştırılıyor.
Edirne, toplumda lösemiye ilişkin yanlış bilgilerin ve önyargıların devam ettiğini, hastalığın bulaşıcı olduğu yönündeki düşüncenin çocukların sosyal yaşamını olumsuz etkilediğini söyledi. Tedavi nedeniyle saçları dökülen veya maske takmak zorunda kalan çocukların dışlanabildiğini ve bu durumun aileleri psikolojik olarak yıprattığını belirtti.
Son olarak Edirne, kanserle mücadele eden bireylerin desteklenmesinin ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, Ankara İncek'te bulunan ve halkın bağışlarıyla inşa edilen LÖSANTE hastanesinin tam ruhsat alması çağrısında bulundu. Hastanenin 400 yatak kapasitesine sahip olmasına rağmen şu anda 200 yatakla hizmet verebildiğini ve tam ruhsatla daha fazla hastaya ulaşabileceğini ifade etti.