Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, hükümetin Anayasa Mahkemesi'ne yönelik eylemlerinin yasa dışı olduğuna dair ciddi suçlamaların haklı gerekçelere dayandığını belirterek, 'Ciddi bir anayasal krizle karşı karşıyayız ve bugün buna kayıtsız kalamayız.' açıklamasında bulundu.
Polonya Ulusal Güvenlik Konseyi, ülkenin güvenlik durumu, ABD'nin kalıcı askeri üssünün kurulması ve Anayasa Mahkemesi'nde yaşanan krizin görüşülmesi amacıyla toplandı. Cumhurbaşkanı Nawrocki, toplantıda yaptığı konuşmada, Polonya'nın güvenliği açısından temel öneme sahip kararların arifesinde olunduğunu ifade etti.
Nawrocki, Başbakan Donald Tusk liderliğindeki hükümetin geçen cuma günü gerçekleştirdiği eylemlerin, daha önce benzeri görülmemiş koşullarda bir araya gelmelerine neden olduğunu vurguladı. Anayasa Mahkemesi üyelerini görevden uzaklaştırma ve görevlerini devralma yetkisini kendilerinde görenlerin herhangi bir hukuki dayanağa sahip olmadığını savunan Nawrocki, bu görüşün Yüksek Mahkeme 1. Başkanı ve Ulusal Barolar Birliği Başkanı tarafından da doğrulandığını kaydetti. Hükümetin Anayasa Mahkemesi'ne yönelik eylemlerinin yasa dışı olduğuna ilişkin en ciddi suçlamaların haklı gerekçelere dayandığının altını çizdi.
Söz konusu süreçte, polis ve Devlet Koruma Servisi mensuplarının araç olarak kullanıldığını belirten Nawrocki, polis sendikalarının temsilcileriyle görüştüğünü ve polislerin 'siyasi bir senaryonun hayata geçirilmesi için araç olarak kullanıldıklarının' farkında olduklarını dile getirdi. Polonya'da hiçbir devlet gücünün sınırsız olamayacağı yönündeki temel ilkenin geçerli olduğuna işaret eden Nawrocki, 'Hukukun üstünlüğü, bizzat hukuku ağır şekilde ihlal eden yöntemlerle yeniden tesis edilemez.' dedi.
Polonya Anayasa Mahkemesi'nin internet sitesinde 30 Ekim'de Mahkeme Başkanı Bogdan Swieczkowski ve Başkan Yardımcısı Bartlomiej Sochanski'nin görevlerinden uzaklaştırıldıklarına dair bir duyuru yayımlanmıştı. Gelişmeler üzerine Anayasa Mahkemesi binası önünde toplanan çok sayıda kişi arasında arbede yaşanmış, polis bazı göstericilerin çitleri aşması ve polise cisim atması üzerine 3 kişiyi gözaltına almıştı. En kıdemli yargıç Anna Korwin-Piotrowska, mahkemenin yönetimini üstlendiğini iddia etmişti.