İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik ve sosyal krizlerin birbirinden bağımsız olmadığını vurguladı.
İmralı'daki Terörist Başına Yeni Uygulama Eleştirisi
Dervişoğlu, İmralı'da bulunan ve ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış terörist başının, yasal dayanağı olmayan bir uygulamayla adada kendisine tahsis edilen yeni bir yere nakledildiğini öğrendiklerini belirtti. Bu uygulamanın bedelinin er ya da geç ödeneceğini ifade eden Dervişoğlu, terörist için bir salon yapıldığını da sözlerine ekledi. Daha önce "umut hakkı", "Meclis'e gelsin, konuşsun" ve "statü" gibi taleplerin gündeme getirildiğini hatırlatan Dervişoğlu, şimdi ise "yeni yer" uygulamasının yapıldığını söyledi.
"Teröresüz Türkiye" söyleminin aksine, terörist başının siyasetin merkezine doğru adım adım taşındığı "onursuz bir pazarlık" olduğunu savunan Dervişoğlu, şehitlerin ve gazilerin bildiği "Teröresüz Türkiye"nin, katilin müstakil eve alındığı, şehit analarının ise sıvasız evlerde yaşam mücadelesi verdiği bir tabloya dönüştüğünü dile getirdi.
"Bu Rejim Bitmeli" Vurgusu
Dervişoğlu, "Yer utanıyor, gök utanıyor, millet utanıyor ama siz zerre utanmıyorsunuz. Yazıklar olsun, az kaldı, bu millet sizi sandığa, o teröristi de İmralı'ya gömecektir." diyerek mevcut rejimi eleştirdi. Tek ve nihai amaçlarının, "istibdada tevessül eden, ahlak yoksunlarının ve kifayetsiz muhterislerin ikbal kapısı olan bu tek adam rejimini sona erdirmek" olduğunu belirtti. Türk milletinin layık olduğu yönetim biçimini, toplumsal düzeni ve kişisel hürriyetleri hayata geçirmek için bu rejimin sona ermesinin ilk şart olduğunu ve bunun pazarlığa açık olmadığını vurguladı.
Mehmetçiğin Yemen'e Gönderilmesi ve Trabzon Mitingi
Mehmetçiğin Yemen'e gönderilmesini kabul edilemez bulan Dervişoğlu, "Askerimiz ha bu ülke için, ha Suud hanedanı için şehit olmuş; onlar için hiç önemi yoktur. İşte bu sebeple Mehmetçiğin Aramco'nun lejyoneri yapılmasına hayır diyoruz, Mekke Anlaşması’na kesinlikle ‘hayır’ diyoruz." ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, 7 Kasım Cumartesi günü Trabzon'da düzenlenecek mitinge tüm vatandaşları davet ederek, "Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve ihanete Bayrak Açacağız!" dedi.
Fon Vurgunu ve Hesap Verebilirlik
Fon vurgunu konusuna da değinen Dervişoğlu, iktidara yakın olanların kamuya hesap vermeyeceği bilindiği için bu tür vurgunların yaşandığını söyledi. Listenin milletten saklandığını belirterek, "Hesap vermeyecekleri için vurgun yapıyorlar. 50-60 vekil, valiler, hakimler, yüksek bürokratlar bu işin içinde deniyor. Listeler elinizde ise milletten niye saklıyorsunuz? Kimdir bunlar?" sorularını yöneltti.
"Şimdi Kral Tutsak"
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini kuracağız diyenlerin bir "yağma düzeni" kurduğunu ve Türkiye'yi "bürokratik çete"nin yönettiğini iddia eden Dervişoğlu, "Bugüne kadar kral çıplak diyordum, şimdi, kral tutsak diyorum." şeklinde konuştu. Tek adam yönetiminin ürettiği siyasal ve bürokratik kültürün millet iradesinin yerini almasının asıl tehlike olduğunu belirtti. Bu rejimin, iktidara tabi olanlara başka, vatandaşlara başka bir hukuk bahşettiğini ve iktidara yakın olanlara suç işleme özgürlüğü ve cezasızlık hakkı verdiğini savundu. Fon vurgununda sorumluluğu olanların, millete karşı bir suç işlememişler de Erdoğan'a karşı hadsizlik yapmış gibi muamele gördüğünü söyledi.
"Dürüstsen Kaybedersin"
Yeni emekli olmuş bir öğretmenin ikramiyesini fona yatırıp kaybettiğini, oysa devlet güvencesi olduğunu düşündüğünü belirten Dervişoğlu, "Bu iktidarda dürüst olan kaybeder, iktidara yakın olan kazanır." dedi. Borsada iki ayda 173 milyar doların buharlaştığını ve bu düzenin mimarı ile bekçisinin 25 yıllık Erdoğan iktidarı olduğunu sözlerine ekledi.