Türk Tabipleri Birliği (TTB), Gezi Direnişi'nden bu yana toplumsal muhalefete yönelik baskı ve sindirme politikalarının arttığına dikkat çekti. TTB tarafından yapılan açıklamada, demokratik hak arayışlarının engellenmesi, seçilmiş siyasetçilerin hapsedilmesi ve muhalefetin yargı yoluyla susturulması gibi otoriter uygulamaların yaşamın her alanını kuşattığı belirtildi.
Açıklamada, toplumsal eylemlerde ve son olarak CHP Genel Merkezi'nin polis müdahalesiyle boşaltıldığı anlarda yoğun şekilde kullanılan biber gazına da vurgu yapıldı. Türkiye'nin de taraf olduğu Kimyasal Silahlar Konvansiyonu'na göre, biber gazının kapalı alanlarda, yakın mesafeden veya yoğun biçimde kullanılması durumunda, bu maddelerin bir gösteri kontrol aracı olmaktan çıkıp yasaklanması gereken kimyasal silah haline geldiği ifade edildi.
TTB, 2013'te başlayan Gezi Direnişi'nin, ülkenin demokrasi ve özgürlük iradesinin tarihsel bir kanıtı olduğunu vurguladı. Açıklamada, biber gazının pervasızca kullanımının bu baskının somut bir kanıtı olduğu belirtildi. Laikliğin, özgür düşüncenin ve barışın yok sayıldığı otoriter iklimin, toplumun fiziksel, ruhsal ve sosyal iyilik hali için en büyük tehdit olduğu kaydedildi.
TTB, tüm bu kuşatmalara karşı büyüyen toplumsal dirençten güç alarak, barışı, laik ve demokratik bir geleceği savunmaya devam edeceğini bildirdi. Açıklamada, "Umut bitmez, iyi hekimlik susmaz. Karanlık gider, Gezi kalır!" ifadeleri kullanıldı.