Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DKC) Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından resmi olarak ilan edilen Ebola salgını, küresel halk sağlığı açısından endişe yaratıyor. Uzmanlar, virüsün yayılma hızına karşı küresel savunma mekanizmalarının yetersiz kaldığını belirtiyor.
Mevcut salgına neden olan virüsün, kanıtlanmış bir aşısı bulunmayan nadir bir suşu olduğu bildirildi. Bu varyantın enfekte kişilerde ölüm oranının yüzde 21 ile yüzde 50 arasında değiştiği ifade ediliyor. Virüsün ter, kan, dışkı ve kusma gibi vücut sıvıları yoluyla bulaştığı kaydedildi. Yüksek ateş, halsizlik, ishal ve kusma gibi belirtiler gösteren virüs, ilerleyen evrelerde iç ve dış kanamalara yol açabiliyor. Oxford Üniversitesi'nden bilim insanları, acil aşı geliştirme çalışmalarına başladıklarını duyurdu.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının müdahale hızından daha hızlı ilerlediğini belirtti. Virüsün DKC'nin doğu bölgelerinde hızla yayıldığı, komşu Uganda'da ise şüpheli vaka ve ölüm kaydedildiği aktarıldı. Uluslararası Kızılhaç örgütü, coğrafi yakınlık ve sınır hareketliliği nedeniyle Ruanda, Kenya, Tanzanya, Angola, Burundi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya, Güney Sudan ve Zambiya olmak üzere 10 Afrika ülkesini yüksek riskli alan ilan etti. Bu durum üzerine 2024 yılından bu yana en yüksek koordinasyon seviyesi olan pandemi acil durumu kararı alındı.
Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC) Acil Durum Başkan Yardımcısı Bob Kitchen, bölgesel çatışmalar ve küresel yardım fonlarındaki kesintiler nedeniyle salgınla mücadele kaynaklarının yetersiz olduğunu açıkladı. Kitchen, uluslararası topluma acil finansman çağrısında bulundu.