Michigan Üniversitesi liderliğinde yürütülen bir araştırma, Michigan Havzası'ndaki Antrim Shale adı verilen kaya oluşumunda yer alan altı gaz kuyusundan alınan su örneklerini inceledi. Yaklaşık 359 ila 383 milyon yıl öncesine, Geç Devoniyen dönemine ait olduğu belirlenen bu kayaçların derinliklerinde mikroskobik yaşam formları tespit edildi.
Araştırmacılar, her bir kuyudan yaklaşık 80 litre su örneği alarak mikrobiyal yaşamı analiz etti. İncelenen her mililitre suda ortalama 41 bin ila 69 bin arasında mikrobiyal hücre bulunduğu saptandı. Bu hücrelerin 4 bin 200 ila 6 bin 800'ünün mantar hücresi olduğu belirlendi. Elde edilen sonuçlar, mantarların yeraltındaki toplam mikrobiyal yaşam içinde önemli bir paya sahip olduğunu gösterdi. Hesaplamalara göre, incelenen ortamdaki mikrobiyal biyokütlenin yaklaşık beşte biri mantarlardan oluşuyor.
Tespit edilen mantar biyokütlesinin büyük çoğunluğunun, yani yüzde 99'undan fazlasının, alışılagelmiş uzun lifli yapılar yerine tek hücreli organizmalardan meydana geldiği gözlemlendi. Laboratuvar ortamında 205 farklı mantar izolatı yetiştirilmeyi başaran ekip, genetik analizler sonucunda bu organizmaları 67 ayrı grupta sınıflandırdı. Daha kapsamlı DNA analizleri ise altı farklı mantar şubesine ait 689 operasyonel taksonomik birimin varlığını ortaya koydu.
İncelenen örneklerin bir kısmının bilinen mantar türleriyle tam olarak eşleşmemesi dikkat çekti. Laboratuvarda yetiştirilen gruplardan 13'ünün, bilim dünyası için daha önce tanımlanmamış mantar taksonları olabileceği değerlendiriliyor. Bu organizmaların yeni tür olarak kesinleşmesi için ileri düzeyde taksonomik çalışmaların yapılması gerektiği belirtildi. Araştırmacılar ayrıca, yüzeyde dayanıklı organik maddeleri parçalayabilen mantar gruplarının yeraltında da bulunduğunu tespit etti. Bu bulgu, mantarların milyonlarca yıldır kayaçlarda depolanan organik karbonun dönüşümünde rol oynayabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Antrim Shale bölgesinin, mikrobiyal süreçlerle oluşan metan açısından zengin bir jeolojik alan olduğu biliniyor. Ancak bilim insanları, mantarların yeraltındaki kesin görevlerinin henüz tam olarak aydınlatılmadığını vurguluyor. Elde edilen bulgular, bu canlıların karbon döngüsüne katkı sağlayabileceğine işaret etse de, hangi türlerin aktif olduğu ve karbonu tam olarak nasıl dönüştürdükleri konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.