Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez, Türk lirasının reel satın alma gücü ile piyasadaki değeri arasındaki farkı analiz etti. Temmuz 2026 sonu verilerine dayanan çalışmasında Eğilmez, döviz kurunun yalnızca arz ve talep dengesiyle belirlenemeyeceğini, Merkez Bankası müdahaleleri, faiz oranları, sermaye hareketleri ve risk priminin de piyasayı etkilediğini belirtti.
Big Mac Endeksi ile TL'nin Değeri Ölçüldü
Uluslararası satın alma gücü paritesi (SAGP) hesaplamalarında sıkça kullanılan Big Mac Endeksi, Temmuz 2026 sonu itibarıyla TL'nin dolar karşısındaki durumunu ortaya koydu. Dünyada ortalama 5 dolara satılan Big Mac'in Türkiye'deki fiyatının 325 TL olduğu hesaplandı. Mevcut piyasa kuru olan 47,50 TL üzerinden yapılan hesaplamada, Türkiye'deki Big Mac'in fiyatı dolar bazında 6,84 dolara denk geliyor. Bu durum, Türkiye'de Big Mac'in küresel ortalamaya göre dolar bazında yüzde 37 daha pahalı satıldığını gösteriyor.
Alım Gücüne Göre Dolar Kurunun 65 TL Olması Gerektiği Belirtildi
Dünya genelindeki fiyatları eşitleyen satın alma gücü paritesi kuru hesaplandığında (325 TL / 5 Dolar), Türk Lirası'nın gerçek alım gücüne dayalı dolar kurunun 65 TL seviyesinde olması gerektiği sonucuna varıldı. Mevcut 47,50 TL'lik piyasa kuru ile bu hesaplanan 65 TL'lik kur arasındaki 17,50 TL'lik fark, nominal kur ile satın alma gücü arasındaki belirgin kopukluğu gözler önüne seriyor.
Makroekonomik Göstergelerdeki Kur Farkının Etkisi
Piyasa kuru ile alım gücü kurunun makroekonomik göstergeler üzerindeki etkileri de analiz edildi. Buna göre, piyasa kuru (47,50 TL) baz alındığında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) yaklaşık 1.658 Milyar Dolar iken, Big Mac SAGP kuru (65,00 TL) ile bu rakamın 1.189 Milyar Dolar'a düşeceği öngörülüyor. Bu durum, 469 Milyar Dolarlık bir azalmaya işaret ediyor. Kişi başına düşen gelirde de benzer bir düşüş bekleniyor; piyasa kuru ile 18.621 Dolar olan kişi başına gelir, SAGP kuru ile 13.745 Dolar'a gerileyerek 4.876 Dolarlık bir fark oluşturuyor.
'Parayı Güçlü Göstermek Zenginleştirmez'
Dr. Mahfi Eğilmez, dolar kurunun doğrudan 65 TL seviyesine yükselmesinin nihai bir hedef olmadığını vurguladı. Türkiye'nin yüksek ithalat bağımlılığı nedeniyle enerji, ham madde ve ara malı maliyetlerinin artacağını, bunun da enflasyonu yükselteceğini belirtti. Ekonomi yönetiminin uyguladığı kur politikasını eleştiren Eğilmez, bir ülkenin parasını kağıt üzerinde güçlü tutmanın o ülkeyi zenginleştirmeyeceğini, döviz kurunu ekonomik gerçeklikten uzun süre uzak tutmanın maliyetinin zamanla farklı kanallardan ortaya çıkacağını ifade etti.