Fransa'da bütçe kısıtlamaları ve eğitimdeki yetersizliklere karşı başlayan liselilerin protestoları 10 gündür devam ederken, eylemler Belçika'ya sıçradı. Öte yandan İspanya'da konut krizi nedeniyle başlayan gösteriler, erken seçim kararına yol açtı.
Fransa'da öğretmen açığı ve eğitim bütçesindeki kesintilere tepki gösteren öğrenciler, Lille, Rennes, Nantes, Lyon, Toulon ve Marsilya gibi büyük şehirlerde okulların girişlerini barikatlarla kapattı. Başkent Paris'te ise Bastille Meydanı'nda toplanan yaklaşık 25 bin öğrenci, tarihi anıtlara tırmanarak slogan attı. Çevik kuvvet ekiplerinin müdahalesi sonucu çok sayıda öğrenci ve polis yaralandı. Kamuoyu araştırmalarına göre, Fransız halkının yüzde 70'i öğrencilerin eylemlerini haklı buluyor. Olaylarda 6 bin 500'den fazla kişi gözaltına alındı.
Fransa'daki protestoların Belçika'ya yayılmasıyla birlikte, Fransızca konuşulan bölgelerdeki eğitim tasarruflarına karşı Liège kentinde düzenlenen eylemler yağma ve şiddet olaylarına dönüştü. Güvenlik güçlerinin kontrolü sağlamakta güçlük çekmesi üzerine BE-Alert acil durum uyarı sistemi devreye sokuldu ve esnafa iş yerlerini kapatma çağrısı yapıldı. Liège Belediye Başkanı Willy Demeyer, artan olaylar üzerine üç kişiden fazla grubun bir araya gelmesini yasaklayan bir kararname imzaladı. Sosyal medya üzerinden yayılan çete gruplarının saldırı düzenleyeceği iddiaları üzerine savcılık harekete geçti. Yetkililer, şiddet olaylarına karışan ve korku yayan hesaplar hakkında adli süreçlerin başlatıldığını duyurarak, olaylarla ilgili 107 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
İspanya'da derinleşen konut krizi ve artan kira fiyatlarına karşı başlayan protestolar, 87 yaşındaki bir kadının tahliyesiyle alevlendi. Bu durum, Başbakan Pedro Sánchez hükümetinin parlamentoyu feshederek 29 Kasım'da erken seçim kararı almasına neden oldu. Ülke genelinde yüz binlerce kişi, "Barınma bir haktır, satılık mal değildir" sloganlarıyla Madrid, Barselona ve Valensiya gibi büyük şehirlerde yürüyüşler düzenliyor.