ABD ile İran arasında yaklaşık dört aylık çatışma döneminin ardından sağlanan geçici ateşkes çerçevesinde, barış müzakereleri İsviçre'de başlıyor. İran devlet medyasından alınan bilgilere göre, üst düzey İranlı yetkililer görüşmeler için İsviçre'ye intikal etti. Müzakerelere iştirak etmek üzere ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in de Washington'dan ayrıldığı bildirildi.
Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen diplomatik süreçte, iki ülke arasında 60 günlük bir ateşkes süreci uygulanıyor. Görüşmelerde kalıcı anlaşmanın temel şartlarının ele alınması hedefleniyor. Ancak müzakereler öncesinde İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığı yönündeki iddialar gerilimi artırdı. Söz konusu iddialar ABD tarafınca reddedilirken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından boğazdan cumartesi günü 55 ticaret gemisinin güvenle geçtiği ve 17 milyon varilden fazla petrolün taşındığı açıklandı.
ABD Başkanı Donald Trump, ateşkes süreci boyunca Hürmüz Boğazı geçişlerinden herhangi bir ücret alınmayacağını ifade etti. Bununla birlikte Trump, barış görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda, bölgedeki güvenlik hizmetlerinin karşılığı olarak geçiş ücreti uygulanabileceğine dair bir ihtimali gündeme getirdi. Bu açıklama, küresel enerji piyasaları tarafından yakından takip ediliyor.
İran tarafında ise anlaşmanın uygulanabilirliğine dair eleştiriler devam ediyor. İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in danışmanlarından M.M., ABD'nin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve Lübnan'daki ateşkes şartlarının ihlal edildiğini öne sürdü. İran heyetine Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf liderlik ederken, heyette Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile enerji ve ekonomi uzmanlarının da yer aldığı belirtildi.
Lübnan Hattında Gerilim Sürüyor
Müzakerelerin ana başlıklarından biri olan Lübnan'daki ateşkes ise kırılgan yapısını koruyor. Lübnan Sivil Savunması, İsrail saldırılarında 20 kişinin yaşamını yitirdiğini duyururken, İsrail ordusu operasyonların Hizbullah eylemlerine yanıt niteliğinde olduğunu bildirdi. İsrail yönetimi, anlaşmanın tarafı olmadığını ve bölgedeki varlığını sürdüreceğini vurguladı.