Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 CEO'su Fatma Varank, Türkiye'nin iklim kriziyle mücadelede ve çözüm üretme noktasında yüksek bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Londra Büyükelçiliği bünyesinde gerçekleştirilen "Eğitim, Beceriler ve Döngüsel Ekonomi: Eylem Odaklı Çok Paydaşlı Diyalog" başlıklı toplantıda konuşan Varank, ülkenin bilimsel altyapısına dikkat çekti.
Döngüsel Ekonomi ve Yeşil Dönüşüm Vurgusu
Yeni ekonomik modelin döngüsel ekonomi üzerine inşa edildiğini ifade eden Varank, dijitalleşme ve pandemi sonrası süreçlerin bu dönüşümü hızlandırdığını dile getirdi. İklim değişikliğinin yeşil dönüşümü kaçınılmaz kıldığını belirten Varank, eğitim sistemlerinin ve mesleki becerilerin bu yeni sürece göre yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.
COP31 Eylem Gündemi ve Somut Hedefler
Türkiye başkanlığında gerçekleştirilecek olan COP31 sürecinin bir "uygulama COP'u" olarak tasarlandığı aktarıldı. Bu kapsamda belirlenen stratejik hedefler arasında şunlar yer almaktadır:
- 2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminde elektriğin payının %35'e çıkarılması,
- Küresel atık artışının %50 oranında azaltılması,
- Binalardaki enerji tüketim yoğunluğunun %25 düşürülmesi,
- Küresel döngüsel malzeme kullanım oranının en az %15 seviyesine ulaştırılması.
Üniversiteler ve Gençlik Rolü
Türkiye'nin 208 üniversitesi, 7 milyonu aşkın öğrencisi ve 200 bini aşkın bilim insanıyla iklim politikalarında kritik bir rol üstleneceği kaydedildi. Yükseköğretim Kurulu ile bilim diplomasisi süreçlerinin başlatıldığı bildirildi. Gençlerin iklim süreçlerinde sadece muhatap değil, aynı zamanda çözümün bir parçası olarak konumlandırılması hedefleniyor.
Toplantıda Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, döngüsel ekonomi ve sıfır atık hedeflerine değinirken; Cambridge Üniversitesi Rektör Yardımcısı Bhaskar Vira, dönüşümün ağırlıklı olarak orta gelirli ülkelerde yaşandığına dikkat çekti. Panelde ayrıca çeşitli kurum ve kuruluşlardan uzmanlar görüşlerini paylaştı.