Financial Times (FT) gazetesinin haberine göre, Suudi Arabistan, Çin öncülüğünde geliştirilen ve merkez bankalarının dijital para birimleriyle doğrudan sınır ötesi işlem yapmasına olanak tanıyan mBridge dijital ödeme platformundan ayrıldı. ABD doları ve SWIFT sistemine alternatif bir sınır ötesi ödeme altyapısı oluşturmayı hedefleyen projeden Suudi Arabistan'ın çekildiği daha önce kamuoyuna duyurulmamıştı.
Blokzincir teknolojisini kullanan mBridge platformu, merkez bankalarının kendi dijital para birimleri üzerinden doğrudan işlem yapmalarını sağlayarak sınır ötesi döviz işlemlerinin maliyetini ve süresini düşürmeyi amaçlıyor. Bu sayede doların uluslararası ödemelerdeki aracılık rolünün azaltılması hedefleniyor.
Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) tarafından FT'ye yapılan açıklamada, ülkenin 2023 yılında BIS (Uluslararası Ödemeler Bankası) çatısı altında platforma gözlemci üye olarak katıldığı belirtildi. Açıklamada, 2024 yılında platformun temel sürümünün geliştirilmesi ve 'kavram kanıtlama' çalışmalarına dahil olunduğu ifade edilerek, "Planlandığı üzere SAMA, mBridge (kavram kanıtlama) çalışmasını 13 Mayıs 2025'te başarıyla tamamladı. Çalışmanın tamamlanmasının ardından SAMA artık mBridge'in katılımcı üyesi değildir" denildi.
Haberde, Suudi Arabistan'ın çekilme kararının ABD'den gelen bir baskının sonucu olduğuna dair resmi bir açıklama yer almadığı belirtilirken, konuya yakın bir kaynağın, kararın daha "geniş bir siyasi çıkarımla ilişkilendirilmesinin yanlış olacağını" söylediği aktarıldı. BIS'in de Ekim 2024'te projeden ayrıldığı hatırlatılan haberde, Washington'ın BIS üzerinde mBridge'den çekilmesi yönünde baskı oluşturduğuna dair daha önceki raporlara da değinildi. Dönemin BIS Genel Müdürü Agustín Carstens ise kurumun projeden ayrılmasının başarısızlık veya siyasi gerekçelerle bağlantılı olmadığını belirtmişti.
Çin'in küresel finans sisteminde doların rolünü azaltabilecek alternatifler geliştirme çabaları ABD'de yakından takip ediliyor. Bazı ABD'li yetkililerin, mBridge'in Çin'e platformun gizlilik, güvenlik ve birlikte çalışabilirlik gibi alanlarda küresel standartların belirlenmesinde önemli bir etki sağlayabileceği ve ABD yaptırımlarının aşılmasına imkan verebileceği yönündeki endişeleri haberde yer aldı.