Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında, 28 Şubat'ta başlayan çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzalandı. ABD Başkanı Donald Trump tarafından resmen imzalanan 14 maddelik bu belge, iki ülke arasındaki gerilimi düşürmeyi hedefliyor.
Yeni mutabakat zaptı, İran'ın nükleer programına yönelik müzakereler için bir zemin oluşturuyor. Ancak anlaşmanın içeriği, özellikle ekonomik yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı üzerindeki erişim hakları konusunda tartışmalara yol açtı. Mevcut belge, Trump döneminde iptal edilen 2015 tarihli Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) ile karşılaştırılıyor.
Nükleer program kapsamında, yeni metinde İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğini yeniden teyit ettiği belirtiliyor. Buna karşın, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imhasına dair somut bir detay belgede yer almıyor. 28 Şubat 2026'da savaşın başlamasıyla birlikte İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum miktarının 440 kg seviyesine ulaştığı ifade ediliyor.
Balistik füzeler konusunda ise yeni mutabakat zaptında herhangi bir kısıtlama öngörülmediği gözlemlendi. Trump, bölgedeki diğer ülkelerin kapasiteleri nedeniyle İran'ın füze programına yönelik kısıtlamaların adaletsiz olabileceğine dair sinyaller verdi. Ekonomik açıdan ise, savaş öncesinde İran ekonomisinin ağır yaptırımlar altında olduğu ve petrol satışlarının zorlaştığı kaydedildi.