İngiltere'nin Nottingham kentinde faaliyet gösteren Nottingham Üniversitesi Hastaneleri NHS Vakfı (NUH), morg hizmetlerinde yaşanan ciddi ihmaller nedeniyle büyük bir skandalla karşı karşıya kaldı. İnsan Dokusu Otoritesi (HTA) tarafından gerçekleştirilen denetimler sonucunda, hastane bünyesindeki dondurucu ünitelerin yetersiz kaldığı ve 8 bebeğin cesedinin çürüme sürecine maruz kaldığı tespit edildi.
Resmi denetim raporunda, hayatını kaybeden bebeklere hem yaşam süreçlerinde hem de ölümlerinden sonra kötü muamele yapıldığı belirtildi. Morg hizmetlerindeki denetim eksikliği ve sistemsel aksaklıklar nedeniyle, yanlış cenazelerin ailelere teslim edilmesi riskinin de oldukça yüksek olduğu vurgulandı. Raporda, bir kız bebeğin morga kaldırılması gerekirken günlerce standart bir buzdolabında bekletildiği bilgisi paylaşıldı.
Hastanede yaşanan bu trajik durum, daha önce Jack ve S.H. çiftinin kızları H.'ın durumuyla gündeme gelmişti. Bilgi edinme hakkı kapsamında ulaşılan belgeler, bebeğin cansız bedeninin morg koşulları nedeniyle ağır bir çürümeye uğradığını ve teslimat sırasında üç kat ceset torbası kullanılması gerektiğini ortaya koymuştu. Bu süreç, Donna Ockenden liderliğinde yürütülen ve 520 anne ile bebeğin zarar gördüğünü saptayan geniş kapsamlı soruşturmanın temelini oluşturdu.
Morg hizmetlerindeki usulsüzlüklerin ardından Nottinghamshire Polisi tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, hizmetlerle bağlantılı iki erkek şüpheli gözaltına alındı. Konuya ilişkin açıklama yapan hastane üst yöneticisi (CEO) Anthony May, yaşanan olaylardan dolayı sorumluluğu üstlendiğini belirtti. Anthony May, "Tüm sorumluluğu ve hesap verebilirliği üzerime alıyorum. Bu korkunç olaylar benim görev dönemimde gerçekleşti. Çok üzgünüm ve hayal kırıklığı içindeyim. İnsanların öldükten sonra da tıpkı yaşarken olduğu gibi haysiyet ve saygı görme hakkı vardır" ifadelerini kullandı.