Trump yönetimi, İran ile varılan 14 maddelik anlaşmanın metnini kamuoyuyla paylaştı. ABD tarafı, anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve küresel bir ekonomik çöküşün engellenmesi adına stratejik bir kazanım olduğunu belirtti. Çarşamba günü yapılan açıklamalarda, İran'ın sivil amaçlı uranyum zenginleştirme haklarının korunması ve dondurulan varlıkların iadesi gibi kritik başlıklar yer aldı.
ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın gerekçesini piyasa dinamiklerine dayandırdı. Trump, anlaşmanın imzalanmaması durumunda küresel bir depresyonun kaçınılmaz olacağını savundu. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin güvenliğinin sağlanması için bu adımın atıldığını ifade eden Trump, alternatif senaryonun ekonomik yıkım olacağını dile getirdi.
Anlaşmanın içeriğinde nükleer program ve bölgesel güvenlik konularına dair önemli detaylar bulunuyor. İran'ın 440 kg yüksek dereceli zenginleştirilmiş uranyum stokunun, IAEA denetimi altında seyreltilmesi (down-blending) planlanıyor. Üst düzey yönetim yetkilileri, bu maddenin İran'ın nükleer silah edinme kapasitesini sınırlayacağını ve bunun ABD için büyük bir başarı olduğunu vurguladı.
Anlaşmanın finansal ve diplomatik boyutları da metinde açıklandı. İran limanlarına uygulanan deniz ablukasının kaldırılması ve ham petrol ihracatına yönelik muafiyetler sağlanması öngörülüyor. Ayrıca, Körfez ülkelerinin katkısıyla İran için 300 milyar dolarlık bir yeniden inşa fonu kurulması gündemde. Trump, ABD'nin bu fonun finansmanına doğrudan katkı sağlamayacağını, yatırımların Körfez ülkeleri tarafından gerçekleştirileceğini belirtti.
Lübnan'daki durumla ilgili olarak, anlaşmanın İsrail'in Lübnan topraklarındaki askeri operasyonlarını kısıtlamayı hedefleyen bir ateşkesi de içerdiği bildirildi. İran'ın karşılığında ise Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişine 60 gün boyunca izin vermesi ve nükleer silah geliştirme niyetinden vazgeçmesi kararlaştırıldı. Anlaşmanın Perşembe veya Cuma günü resmi olarak imzalanması bekleniyor.