Enerji şirketi tarafından yürütülen çalışmalarda, çöl bölgesinde açılan bir kuyuda yaklaşık 3.400 metre derinliğe ulaşıldı. Bu derinlikte ölçülen sıcaklık, şirketin kaydettiği en yüksek değerlerden biri oldu.
Keşfin değerlendirilmesi için petrol ve gaz sektöründe kullanılan yatay sondaj ve kırma teknikleri, yer altındaki ısıyı açığa çıkarmak amacıyla kullanılıyor. Bu yöntem, klasik jeotermal kaynakların bulunmadığı bölgelerde dahi enerji üretimine olanak tanıyor.
Bölgede, yaklaşık 100 megavat kapasiteli bir jeotermal enerji santrali kurulması planlanıyor. Uzmanlara göre bu teknoloji, güneş ve rüzgar enerjisinin aksine 24 saat kesintisiz üretim imkanı sunuyor. Yer altındaki sıcaklığın sürekliliği, hava koşullarından etkilenmeden enerji üretilmesini sağlıyor.
Araştırmacılar, bu tür projelerin başarısı halinde dünya genelinde benzer sistemlerin kurulabileceğini belirtiyor. Gelişmiş jeotermal sistemler, yer kabuğunun derinliklerindeki sıcak kayaları kullanarak sınırsız bir enerji kaynağı sunma potansiyeline sahip. Bu keşfin, fosil yakıtlara alternatif olabilecek yeni bir dönemin başlangıcı olabileceği ifade ediliyor.