Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD'de enflasyonun hedeflenen seviyenin üzerinde seyretmesi durumunda, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) fiyat istikrarını sağlamak amacıyla ek adımlar atması gerektiğini belirtti. ABD ekonomisindeki güçlü büyüme ve süregelen fiyat baskıları, faiz artırımı olasılığını yeniden gündeme getirdi.
IMF Sözcüsü Julie Kozack, perşembe günü yaptığı basın toplantısında, Fed Başkanı Jerome Powell'ın fiyat istikrarına öncelik verilmesi gerektiği yönündeki görüşlerini desteklediklerini ifade etti. Kozack, Fed ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) bu haftaki toplantılarında faiz oranlarını sabit tuttuğunu hatırlatarak, mevcut ekonomik belirsizlik ortamında merkez bankalarının kararlarını açıklanan verilere göre şekillendirmesi gerektiğini vurguladı.
Fed, çarşamba günü sona eren para politikası toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit bıraktı. Banka, enflasyonun yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiğine işaret etti. Kozack, Fed'in eylül ayındaki faiz artışının ardından beklemeye geçmesinin, ABD ekonomisinin güçlü görünümü ve enflasyona ilişkin yukarı yönlü risklerle uyumlu olduğunu belirtti. Fed'in ekonomik gelişmeleri yakından izlemeye devam etmesini uygun bulduklarını aktaran Kozack, enflasyonun düşürülmesi için ihtiyaç duyulması halinde yeni adımlar atılmasının önemini yineledi.
ABD Ticaret Bakanlığı'nın perşembe günü yayımladığı öncü verilere göre, ülke ekonomisi üçüncü çeyrekte son bir yılın en yüksek büyüme hızına ulaştı. Orta Doğu'daki çatışmaların etkisiyle petrol fiyatları yükselmesine rağmen tüketici harcamalarının güçlü seyretmesi ve şirketlerin yapay zekâ yatırımlarını artırması ekonomik büyümeyi destekledi. Ekonomistler, güçlü büyümenin yanı sıra eylül ayında enflasyonun hızlandığını ve fiyat baskılarının daha geniş kesimlere yayıldığını gösteren verilerin, Fed'in aralık ayında faiz artırabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdiğini değerlendirdi.
IMF Sözcüsü Kozack, yüksek enerji maliyetleri ve enflasyon baskılarına rağmen ABD ekonomisinin güçlü büyümesini sürdürdüğünü belirtti. Büyümenin temelinde özel tüketim harcamaları ve yatırımların bulunduğunu ifade eden Kozack, verimlilik artışının da ekonomik faaliyetleri desteklediğini söyledi. Kozack, ABD'de saat başına üretimin yıllık bazda yüzde 2,5 yükseldiğini bildirdi. Bu performansın salgın öncesi dönem ve diğer ülkelerdeki verimlilik artışlarıyla karşılaştırıldığında oldukça yüksek olduğunu kaydetti. Bununla birlikte verimlilik artışının ekonominin geneline dengeli biçimde yayılmadığına dikkat çeken Kozack, kazanımların ağırlıklı olarak teknoloji sektöründe toplandığını ve güçlü hisse senedi piyasalarıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Kozack, ABD'nin verimlilik artışını kalıcı hale getirmesi ve bu kazanımları ekonominin daha geniş kesimlerine yayması için çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini ifade etti.