Türkiye genelinde akran zorbalığı vakalarının yüzde 95'inin okullarda başladığı ve devam ettiği tespit edildi. Çocukların zorbalığa maruz kaldığı yerlerin başında yüzde 67 oranıyla sınıflar geliyor. Yapılan araştırmalar, anlaşmazlık durumlarında yalnızca dört çocuktan birinin uzlaşma yolunu önerdiğini ortaya koyuyor.
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ve LC Waikiki işbirliğiyle yürütülen Yaşamsal Gelişim Yolculuğu Eğitim Programı, Zeyrek Öğrenim Birimi'nde düzenlenen bir etkinlikle tanıtıldı. Deneyim ve oyun temelli metotlarla çocukların sosyal ve duygusal gelişimini desteklemeyi hedefleyen bu programla, üç yıl içinde 22 farklı şehirdeki 30 TEGV noktası aracılığıyla 27 bin çocuğa ulaşılması amaçlanıyor. Birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar olan öğrencilere yönelik üç aşamalı olarak tasarlanan program, çocukların öğrenme sürecine aktif katılımlarını esas alıyor.
Program kapsamında oyunlar, grup çalışmaları, canlandırmalar ve deneyim paylaşımı gibi etkinliklerle çocukların öğrendiklerini günlük hayatlarıyla ilişkilendirmeleri teşvik ediliyor. 'Keşif Programı', birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin kendilerini tanımalarına odaklanırken, 'Deneyim Programı' üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinin deneyimlerini değerlendirerek gelişim alanlarını fark etmelerini sağlıyor. Beşinci ve sekizinci sınıflar arasındaki öğrencilere yönelik 'Ufuk Programı' ise toplumsal sorumluluk bilinci kazandırmayı ve sosyal fayda üretmeyi destekliyor.
LC Waikiki Müşteri İçgörüleri ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül, çocukların kendilerini tanımaları ve duygularını ifade edebilmelerinin yaşam boyu ihtiyaç duyacakları temel beceriler arasında yer aldığını belirtti. Akgül, karmaşıklaşan dünyada çocukların zorluklarla başa çıkabilmeleri, farklılıklara saygı duymaları ve davranışlarının başkaları üzerindeki etkisini anlayabilmelerinin önemine vurgu yaptı. TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı ise karnede görünmeyen ancak hayatın her döneminde gerekli olan becerilerin altını çizerek, “Kendini tanımak, duygularını ifade etmek, sorunlar karşısında çözüm üretebilmek gibi beceriler yetişkinlikteki eğitim, iş ve sosyal yaşamı da doğrudan etkiliyor. Yaşamsal Gelişim Yolculuğu ile çocukların duygularını yönetebilen, sağlıklı ilişkiler kuran, sorumlu kararlar alan ve topluma duyarlı bireyler olarak yetişmelerini destekliyoruz” ifadelerini kullandı.
LC Waikiki'nin FutureBright işbirliğiyle gerçekleştirdiği "Çocukların Sosyal ve Duygusal Gelişiminde Destek İhtiyaçları Araştırması"nın sonuçları da toplantıda paylaşıldı. Araştırmaya göre, anne-babaların yüzde 85'i çocuklarının sevindiklerinde duygularını ve nedenini ifade edebildiğini belirtirken, öfke durumunda bu oran yüzde 63'e düşüyor. Her on çocuktan üçü öfke ve hayal kırıklığı anlarında sakinleşmekte güçlük çekiyor. Olumsuz bir durumla karşılaştığında yaşadıklarını konuşmak istemeyen çocukların oranı ise yüzde 29 olarak kaydedildi.
Araştırma, ekran süresinin uzamasıyla duygu yönetiminin zorlaştığını gösteriyor. Günde bir saatten az ekran başında kalan çocukların yüzde 34'ü konuşarak sakinleşebilirken, bu oran günde dört saat ve üzeri ekran kullanan çocuklarda yüzde 14'e iniyor. Okula giden her dört çocuktan üçü zorbalıkla karşılaşıyor. Anne-babaların beyanlarına göre, zorbalığa uğrayan (mağdur) çocuk oranı yüzde 23, şahit olan çocuk oranı yüzde 50, zorbalık yaşamamış veya yapmamış (kaygısız) çocuk oranı yüzde 24 olarak belirlendi. Zorba çocuk oranı ise sadece yüzde 1 olarak ölçüldü; bu oranın düşük çıkmasının nedeni olarak ise anne-babaların çocuklarının zorba olabileceği ihtimalini kabul etmek istememeleri gösterildi.
Zorbalığın en çok yaşandığı yerler ise şöyle sıralandı: Sınıf (yüzde 67), okul bahçesi/oyun alanı (yüzde 59), okul kantini/yemekhane (yüzde 28), okul tuvaletleri (yüzde 14) ve spor salonu/soyunma odası (yüzde 14).