Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu yıl ilk kez 5., 6. ve 7. sınıflar için hayata geçireceği Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) ile ilgili tartışmalar sürüyor. Bakanlık, 3 Kasım 2026 tarihinde yapılacak Fen Bilgisi sınavıyla başlayacak sistemin, ilköğretim ve ortaöğretim kademelerindeki birçok dersi kapsayacağını duyurdu.
OYSS kapsamında, ilköğretimde Türkçe, İngilizce, fen, matematik, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi; ortaöğretimde ise Türk Dili ve Edebiyatı, biyoloji, kimya, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri için ortak yazılı sınavlar yapılacak. Bu sınavların 13 Kasım 2026'ya kadar tamamlanması planlanıyor.
Öğretmen Sendikalarından Ortak Tepki
Eğitim Bir Sen, Türk Eğitim Sen, Eğitim Sen, Eğitim İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Anadolu Eğitim Sen ve Eğitim ve Bilim İşgörenleri Dayanışma Sendikası gibi çeşitli öğretmen sendikaları, OYSS'nin Öğretmenlik Meslek Kanunu'na aykırı olduğunu savunarak sisteme karşı birleşti. Sendikalar, OYSS'nin öğretmenleri merkezden gönderilen soruları uygulayan bir görevliye indirgeyerek mesleki yetkilerini kısıtladığını iddia ediyor.
MEB'den Açıklama: Sınavlar Duyuruldu
Milli Eğitim Bakanlığı, eleştirilere karşılık olarak 2025-2026 eğitim yılında 81 ilde 150 ortaokul ve 152 lisede pilot çalışmalar yapıldığını, bu kapsamda 2.110 sınav evrakının incelendiğini belirtti. Bakanlık, ayrıca 8-12 Haziran 2026 tarihleri arasında 11 ilde 9. sınıf din kültürü ve 10. sınıf felsefe derslerinden yapılan sınavlara ilişkin bilgileri paylaştı. 2026-2027 eğitim yılına ait tabloların ve senaryoların ise 10 Eylül 2026'da duyurulduğunu ifade etti.
Gizlenen Sınavlar ve Danıştay Davası
Ancak, sendikalar tarafından yapılan incelemelerde, 10 Eylül 2026'da MEB'in ortak yazılı sınavlarla ilgili resmi bir yazı, genelge veya ulusal basına bir açıklama yayımlamadığı ortaya çıktı. Bakanlığın Haziran 2026'da yaptığı sınavların, 70 ildeki 73 binden fazla okul ve 1 milyondan fazla öğretmenden gizlendiği iddia edildi. Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, OYSS'nin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştay'a dava açtıklarını duyurdu. Özbay, sistemin öğretmenlerin ölçme-değerlendirmedeki rolünü ortadan kaldırdığını, farklı okul ve sınıf koşullarını göz ardı ederek eşitsizlikleri derinleştireceğini ve soru bazında puan girişi zorunluluğunun öğretmenlere ek idari yük getirdiğini belirtti.
Teknolojik Altyapı ve Eşitsizlik Eleştirileri
Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, öğretmenlere verilen ölçme ve değerlendirme görevi için gerekli teknolojik altyapının (bilgisayar, internet) sağlanmadığını vurguladı. Özat, öğretmenlerin düşük maaşlarla bu maliyetleri karşılamasının mümkün olmadığını dile getirdi. Ayrıca, Ankara'daki bir öğrenci ile Ağrı'daki bir öğrencinin eğitim imkanları arasındaki eşitsizliğe dikkat çekerek, bu durumun sınav standartlaştırmasıyla daha da derinleşeceğini savundu.
MESEM Operasyonları ve Sayıştay Raporu
Haberin devamında, Mersin ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) operasyonlarına da değinildi. Bu operasyonlarda, okul müdürlerinin de karıştığı iddia edilen nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve kamu zararına uğratma suçlamalarıyla çok sayıda kişi hakkında gözaltı kararı verildiği belirtildi. Ayrıca, Sayıştay'ın bir raporunda Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetim yükümlülüklerini yerine getirmediği ve MESEM gelirlerinin denetlenmediği yönündeki bulgularına da yer verildi.