🇺🇸 USD 49,69₺ ▲1.75%
🇪🇺 EUR 55,67₺ ▼0.47%
🥇 ALTIN 6.387₺ ▼7.25%
₿ BTC 4,00M₺ ▲1.23%
25 Ekim 2026, Pazar |
Gündem

Atatürk Üniversitesi'nde Aile Enstitüleri Kurulması Çağrısı Yapıldı

Atatürk Üniversitesi'nde düzenlenen 'Modern Saldırılar Karşısında Aile ve Neslin Korunması' sempozyumunda, nüfus artış hızındaki düşüşün önlenmesi, gençlerin evliliklerinin desteklenmesi, dijital tehditlere karşı ailelerin bilinçlendirilmesi ve üniversitelerde Aile Enstitüleri kurulması çağrısı yapıldı.

İmza: Gazete Raporu Gündem Servisi Yayın: 👁 29,730
Atatürk Üniversitesi'nde Aile Enstitüleri Kurulması Çağrısı Yapıldı

Erzurum Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 'Modern Saldırılar Karşısında Aile ve Neslin Korunması' başlıklı uluslararası sempozyumun sonuç bildirgesi kamuoyu ile paylaşıldı. Bildirgede, nüfus artış hızındaki düşüşün durdurulması, gençlerin evliliklerinin desteklenmesi, dijital tehditlere karşı ailelerin bilinçlendirilmesi ve üniversitelerde Aile Enstitüleri kurulması yönünde çağrılar yer aldı.

İstanbul merkezli İslam Alimleri Vakfı ile Katar merkezli Dünya Müslüman Alimler Birliği'nin ortaklığında, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla 23 Ekim'de başlayan sempozyum, açıklanan sonuç bildirgesiyle sona erdi. Sempozyuma Türkiye'nin yanı sıra Katar, Mısır, Filistin, Cezayir, Suriye, Fas, Pakistan ve İngiltere'den bilim insanları katıldı. 7 oturumda gerçekleştirilen sempozyumun sonuç bildirgesi, Atatürk Üniversitesi Mavi Salonda duyuruldu.

Sonuç bildirgesini okuyan İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu, sempozyumda aile kurumu ve neslin günümüzde karşı karşıya kaldığı çok yönlü tehditlerin ilmi, sosyal, kültürel, ahlaki ve hukuki boyutlarıyla ele alındığını belirtti. Sempozyumun, Türkiye'den ve farklı ülkelerden akademisyenler ile ilim ve fikir insanlarının katılımıyla gerçekleştiğini ifade eden Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu'nun da hazır bulunduğu toplantıda, toplumun temel kurumu olan ailenin korunması ve güçlendirilmesi, neslin muhafazası, çocuk ve gençlerin karşı karşıya bulunduğu yeni tehditler, dijitalleşme ile küresel ve kültürel dönüşümlerin aile yapısına etkileri, ahlaki ve toplumsal değerlerdeki değişimler ile aile ve neslin korunmasında devletin, eğitim kurumlarının, sivil toplumun ve toplumun diğer kesimlerinin sorumluluklarının değerlendirildiğini söyledi.

'NÜFUS YENİLENME HIZININ DÜŞMESİ BEKA SORUNU'

Sonuç bildirgesinde, ailenin bireyin gelişimi, toplumsal dayanışma ve nesiller arası değer aktarımının temelini oluşturduğu vurgulandı. Nüfus yenilenme hızının kritik eşiğin altına düşmesinin, ülkenin geleceği açısından önemli bir sorun olarak değerlendirildiği belirtildi. Bu kapsamda, evliliği, ebeveynliği ve neslin devamını teşvik eden, manevi değerleri de gözeten bütüncül kamu politikalarının hayata geçirilmesi talep edildi. Bildirgede, gençlerin evlilik öncesinde ve sonrasında desteklenmesi gerektiği kaydedilerek, ekonomik ve sosyal zorlukların evliliğin önünde engel teşkil etmemesi çağrısı yapıldı. Eş adaylarına ve evli çiftlere yönelik yapılandırılmış aile eğitimleriyle eş olma ve ebeveynlik bilincinin güçlendirilmesi önerildi.

'DİJİTAL TEHDİTLERE KARŞI ALTERNATİF İÇERİKLER ÜRETİLMELİ'

Dijital çağın getirdiği ekran bağımlılığı ve zararlı içeriklerin aile içi iletişimi ve nesiller arası bağları olumsuz etkilediği ifade edilen bildirgede, ebeveynlere sistemli dijital okuryazarlık eğitimi verilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, kültürel değerlere uygun alternatif dijital içeriklerin üretilerek kullanıma sunulması istendi. Çocuklarla iletişimde yargılayıcı, sert ve buyurgan bir yaklaşım yerine şefkat, empati ve karşılıklı anlayışın esas alınması gerektiği belirtilen bildirgede, gençlerin inanç ve değer dünyalarının yalnızca yasaklarla değil, ikna edici ve kapsayıcı yöntemlerle desteklenmesi gerektiği kaydedildi.

EĞİTİM SİSTEMİ VE AİLE HUKUKUNA İLİŞKİN ÖNERİLER

Sonuç bildirgesinde, mevcut 12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasının gençlerin meslek sahibi olmasını ve evlilik süreçlerini geciktirdiği savunularak, gençlerin hayata daha erken atılmalarını destekleyecek yeni bir eğitim düzeni oluşturulması önerildi. Aile içi anlaşmazlıklarda boşanmanın son çare olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilen bildirgede, aileyi korumaya yönelik yasal düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi istendi. Eşler arasındaki anlaşmazlıkların çözümüne katkı sağlamak amacıyla 'aile arabuluculuğu' ve 'aile hakemliği' mekanizmalarının hukuki ve işlevsel bir zemine kavuşturulması çağrısı yapıldı.

'ÜNİVERSİTELERDE AİLE ENSTİTÜLERİ KURULMASI ÖNERİLDİ'

Aile ve neslin korunmasına yönelik disiplinler arası bilimsel çalışmaların hızlandırılması gerektiği vurgulanan bildirgede, üniversiteler bünyesinde müstakil 'Aile Enstitüleri' kurulması önerildi. Türkiye'de 2025 yılının 'Aile Yılı', 2026-2035 döneminin ise 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' ilan edilmesinin aileyi güçlendirmek açısından önemli bir fırsat olduğu belirtilerek, kamu kurumlarının eş güdüm ve ortak akıl doğrultusunda hareket etmesi gerektiği ifade edildi.

'FİLİSTİN AİLESİNİN YAŞADIĞI ACILAR EN AĞIR BOYUTLARDAN BİRİ'

Bildirgenin son bölümünde, aileyi ve insan fıtratını korumanın yalnızca İslam dünyasının değil, tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı. Aileyi ayakta tutan nikah, mahremiyet, iffet, sadakat, anne-babalık ve evlat hakkı gibi kavramların Kur'an ve sünnet merkezli bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiği kaydedildi. Filistin'de soykırım altındaki ailenin yaşadığı acıların en ağır boyutlardan biri olduğu belirtildi.

İlgili Haberler

📊 Döviz Kurları
🇺🇸 USD
49,6887₺ ▲1.75%
🇪🇺 EUR
55,6710₺ ▼0.47%
🇬🇧 GBP
66,4601₺ ▲1.94%

Hava Durumu

☁️
16.9°C
Bulutlu
Hissedilen
16.6°
Min/Max
14°/21°
Nem
87%

♈ Günün Burçları

25 Ekim 2026