TÜİK'in Ağustos 2026 verilerine göre, tarımsal girdi fiyatlarında yıllık bazda yüzde 30.28'lik bir artış kaydedildi. Enerji ve yağlayıcı fiyatlarındaki yükseliş ise yüzde 43.14'e ulaştı. Bu durum, tarım sektöründe maliyetlerin geleceği tehdit ettiğini gösteriyor.
Tarım-Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz, açıklanan rakamların tarımdaki krizin tüm boyutlarını yansıtmadığını belirtti. Kocagöz, mazot, gübre, ilaç, sulama ve işçilik giderlerindeki artışın küçük üreticiyi borçlanmaya ve üretimden çekilmeye zorladığını vurguladı. Üreticinin kazanamadığı, tüketicinin ise ucuz ve sağlıklı gıdaya ulaşamadığı bir tablo ortaya çıktığını ifade etti.
Çiftçinin, girdilerin ve ürününün satış fiyatını belirleyemediğini dile getiren Kocagöz, üretimin riskini üstlenen çiftçinin kazanç paylaşımında söz sahibi olamadığını söyledi. Bazı durumlarda üretmenin zarar etmek anlamına geldiğini belirten Kocagöz, mazotun üretim sürecinin her aşamasında kritik bir girdi olduğunu hatırlattı. Bu maliyet baskısı altında küçük üreticinin ya borçlandığını ya da üretimden vazgeçtiğini aktardı. Bir sonraki sezon için tohum, gübre ve diğer girdileri temin edemeyen çiftçinin durumu, gelecek yılın üretimini de tehlikeye atıyor.
Ege Bölgesi'ndeki zeytin, üzüm, pamuk ve sebze üreticilerinin de benzer maliyet baskılarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Kocagöz, Akhisar'ın Zeytinliova bölgesindeki hasat ve ürün tesliminin durdurulması eylemlerini örnek gösterdi. Üreticinin ürününü topladığında zarar edeceği bir noktaya gelmesinin, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini ortadan kaldıracağını söyledi.
Kocagöz, çiftçilerin gübre kullanımını azalttığını ve bakım süreçlerini ertelediğini belirterek, desteklerin gerçek maliyetlere ve sürdürülebilir gelir ihtiyacına göre yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu. Mazot, gübre, tohum, sulama ve enerji yükünün azaltılması; taban fiyat ve alım mekanizmalarının kurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, kamu depolama kapasitesinin artırılması ve kooperatiflerin desteklenmesi önerilerinde bulundu.
Krizin tarım işçilerinin ücretlerini ve çalışma koşullarını da olumsuz etkilediğini belirten Kocagöz, sigortasızlık, uzun çalışma saatleri ve barınma sorunlarına dikkat çekti. Çiftçinin maliyet baskısının işçi ücretlerinden çıkarılmasına karşı çıkan Kocagöz, üretici ve işçi arasındaki ortak mücadelenin önemini savundu.